Müzik ruhun gıdasıdır sözünün doğruluğuna her zaman inanmışımdır. Müzik, insanların sevinçlerini, üzüntülerini, pişmanlıklarını, problemlerini, yaşadıkları veya yaşamak istediklerini ve özlemlerini anlattıkları bir sanat dalıdır. İnsanın ruhunu etkileyen durumlar her zaman müziğin bir parçasıdır. Hayatım boyunca hikayesi olan şarkıları dinledim ve sevdim. Bu yazıda sizlere hikayesi olan ve büyük başarı kazanmış bir şarkıdan bahsedeceğim.

18 Mayıs 1944 sabahı başlayıp 20 Mayıs günü son bulan Kırım-Tatar sürgünü bugün hala yüreğimizdeki büyük bir yaradır.

Ne denli büyük bir sürgün olduğunu sizlere anlatmak için sadece Sovyetler Birliği’nin bunu yönetebilmek adına 32.000 güvenlik görevlisi çalıştırdığını söylemem yeterli olacaktır diye düşünüyorum.  423 Bin Kırım Tatar Türk’ü, trenlere doldurularak Sibirya, Kazakistan, Özbekistan gibi Orta Asya bölgelerine sürgün edildi…

Bazı yaşlılar ve Kırım’ı terk etmek istemeyenler, aynı meydanda kurşuna dizildi.

18 Mayıs sabahı Sovyet namluları üzerlerine doğrultulmuş bir şekilde hayvan taşıma vagonlarına dolduruldular. 20 günden fazla süren yolculuk süresince, yüzlerce insanın istif edildiği hayvan vagonlarında ancak ölümler gerçekleştikçe oturacak yer açılıyordu.

Ölülerini bile gömemeden yola devam ettirildiler. Günde 1 öğün tuzlu balık kafası veya lahana çorbası veriliyordu. Yüzlerce belki binlerce Tatar, dışkılayamadıkları için kan zehirlenmesi geçirerek vefat ettiler. Bütün yol, susuzluk ve bağırsak rahatsızlıkları nedeniyle acıdan kıvranarak geçti…

1944 yılının Mayıs-Kasım ayları arasında yaklaşık 10.000 Kırım Tatarı açlıktan hayatını kaybetmiş, bunu takip eden 1,5 yıl içerisinde ise yaklaşık olarak 30.000 kişi hayatını kaybetmiştir…

Kırım Tatar nüfusunun yaklaşık %45’i sürgünde açlık, susuzluk, ve hastalıklar nedeniyle vefat etmiştir…

Sürgün edildikleri bölgelere vardıkları zaman gördükleri şey; Camsız barakalar, tavanı veya tabanı olmayan kulübeler ve çadırlar…

46 yıl süren sürgün sonunda,15 Kasım 1989’da SSCB Yüksek Sovyet’i tarafından kınandıktan sonra yasadışı ve cinai olduğu kabul edilen sürgünün ardından 1990 yılından başlamak üzere sürgündeki Kırım Tatarları Özyurtları olan Kırım Yarımadasına geri dönmelerine izin verilmiştir. 1990 yılından itibaren kısmen de olsa dönüşler başlamıştır ve halen devam etmektedir.

Sürgünden 72 yıl sonra 2016 Eurovision şarkı yarışmasında Susana Cemaleddinova(Jamala/Camala)’nın seslendirdiği “1944” şarkısı birinci olarak tarihe geçmiştir.

Hikayesi olan bir şarkı…

1944’te Kırım Tatarlarının sürgününü anlatan bir şarkı…

Özlemi, üzüntüyü ve gerçeği anlatan bir şarkı…

1944

When strangers are coming
They come to your house
They kill you all
and say
We’re not guilty
not guilty

Where is your mind?
Humanity cries
You think you are gods
But everyone dies
Don’t swallow my soul
Our souls

Yaşlığıma toyalmadım
Men bu yerde yaşalmadım
Yaşlığıma toyalmadım
Men bu yerde yaşalmadım

We could build a future
Where people are free
to live and love
The happiest time

Where is your heart?
Humanity rise
You think you are gods
But everyone dies
Don’t swallow my soul
Our souls

Yaşlığıma toyalmadım
Men bu yerde yaşalmadım
Yaşlığıma toyalmadım
Men bu yerde yaşalmadım

 

_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _

 

1944

Yabancılar geldiğinde

Evlerinize geldiler,

Hepinizi öldürdüler

Ve dediler ki,

Biz suçlu değiliz

Suçlu değiliz.

 

Aklınız nerede?

İnsanlık ağlıyor

Tanrı olduğunuzu sanıyorsunuz

Ama herkes bir gün ölür.

Ruhumu geri almayın

Ruhlarımızı

 

Gençliğime doyamadım

Ben bu yerde yaşayamadım

Gençliğime doyamadım

Ben bu yerde yaşayamadım

 

Bir gelecek inşa edebiliriz

İnsanların yaşamak ve sevmek

İçin özgür oldukları yerde.

En mutlu zaman

 

Kalbiniz nerede?

İnsanlık ayağa kalk

Tanrı olduğunuzu sanıyorsunuz

Ama herkes bir gün ölür.

Ruhumu geri almayın

Ruhlarımızı

 

Gençliğime doyamadım

Ben bu yerde yaşayamadım

Gençliğime doyamadım

Ben bu yerde yaşayamadım

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

You may also like