Yumurta, yüksek biyolojik değeri ve büyümeyi teşvik edici maddeler içermesi nedeniyle her yaştaki insanın beslenmesinde, özellikle bebekler ve büyüme çağındaki çocukların birçok temel besin maddesini almasında önemli bir besindir. Bebeklerin demir gibi bazı mineral maddeleri tahıllar gibi bitkisel materyallerden alamamaları nedeniyle yumurta sarısı anne sütünün dışında kullanılabilecek ilk besindir. Sindirimi kolaydır ve kötü depolama şartlarının olmadığı durumların dışında mikroplardan uzak kalması, doğal yapısına dışarıdan etki edilemeyen bir besin maddesi olması en büyük avantajlarındandır.

Ortalama ağırlığı 58 g olan bir yumurtanın yaklaşık olarak %11’i kabuk (6,4 g), %57’si yumurta akı (32,9 g) ve %32’si yumurta sarısıdır (18,7 g).

Bir yumurta yaklaşık olarak 6-7 g protein içerir ve bir insanın alması gereken esansiyel aminoasitlerin (vücudun kendi kendine üretemediği ama alınması zorunlu olan aminoasitler) tamamına sahiptir. Yumurta yapısında C vitamini dışındaki bütün vitaminler bulunmaktadır.

Yumurta; Yumurta kabuğu, Yumurta akı, Vitellin zarı ve yumurta sarısı, Kabuk altı zarları ve hava boşluğu olmak üzere 4 bölümden oluşur.

Yumurta Kabuğu: Yumurtaya oval-elipsoid şeklini vererek dış etkilere karşı korur. Yumurta kabuğunun rengi her ırkın genetik özelliklerine göre şekillenmektedir. Endüstriyel yumurta tavukçuluğu sektöründe kabuk rengi tüketici eğilimleri açısından önemlidir. Kimi tüketiciler beyaz kimileri ise kahverengi kabuklu yumurtaları tercih etmektedir. Güney Amerika ırkı olan Aracuana’larda kabuk rengi yeşil ve mavidir.

Yumurta Akı: Yumurta akı, kabuk altı zarlarından itibaren dış sulu ak, dış koyu ak, iç sulu ak ve kordon ile iç koyu ak katmanlarından oluşmaktadır. Kordon tabaka, yumurta sarısının iki yanında yumurtanın uzun uçlarında kabuk altı zarına doğru uzanan bağlardan oluşur ve yumurta sarısının merkezde tutulmasına yardımcı olur. Kordon katmanının yapısında bulunan antibiyotik yapılı maddeler yumurta içine giren bakterileri parçalayarak bozulmasını önler.

Vitellin Zarı ve Yumurta Sarısı: Yumurta sarısı açık ve koyu renkli sarı tabakalar olarak iki bölümden oluşur. Açık renkli sarı kuluçka sırasında civciv oluşumundan, koyu renkli sarı ise embriyonun beslenmesinden sorumludur. Yumurta sarısı, yumurtanın en besleyici kısmıdır. Yumurta sarısında sarı maddesi, germinal disk, latebra ve vitellin zarı bulunmaktadır. Sarı, vitellin zarla kaplanmış durumda olup zarın altında beyaz ve açık renkte bir noktacık bulunur. Döllenme bu kısımda geçekleşir. Germinal diski sarının merkezine bağlayan kanala latebra ismi verilmektedir. Latebra embriyonun beslenmesinde önemli bir görev üstlenmektedir. Vitellin zarı, yumurta sarısının ak içerisinde dağılmasını önlemektedir.

YUMURTACI TAVUK IRKLARI

1-) Leghorn

Bugün beyaz yumurta veren hibritlerin tamamı balta ibikli beyaz Leghorn’lardan geliştirilmiştir. Leghorn, yumurta verimi üzerine tanınmış ve Türkiye’ye ilk olarak getirilen yumurtacı ırktır. Küçük ve hareketli hayvanlardır. Kulakçık renkleri beyaz, deri ve bacak renkleri sarı, yumurta kabuk renkleri ise beyazdır. Civcivlerinin büyüme hızları yüksek, tüylenme ve adaptasyon yetenekleri de iyidir. Ortalama canlı ağırlıkları horozlarda 2,7 kg, tavuklarda 2,0 kg’dır. Leghorn ırkı bir yılda 200-250 arası bir yumurta verimine sahiptir.

 

2-) Minorca

19. yüzyılın başlarında İspanya tavuğu olarak tanınmıştır. Genç yaşlarda çok hızlı bir gelişime özelliklerinin yanında gözleri kapatacak kadar büyüyen ibikleri vardır. Akdeniz ırklarının en iri yapılısı olan Minorca’lar yumurta verimleri, ağır yumurtaları, beyaz deri ve yumurtaları ile tanınırlar. Kötü çevre şartlarına dayanıklı hayvanlardır. En çok bilinen varyetesi olan balta ibikli siyah Minorca’ların ortalama canlı ağırlıkları horozlarda 3,7-5,0 kg, tavuklarda 3,2-3,7 kg arasındadır.

3-) Ancona

İtalya’daki beyaz ve siyah renkli tavuk ırklarının melezleridir. Vücut üzerinde siyah, beyaz, mavi olarak karışık beneklilik şeklinde renk dağılımı vardır. Dayanıklı ve yaşama gücü yüksek olan Ancona’lar Leghorn’lara göre daha düşük canlı ağırlığa sahiptir. Yumurtaları ağır ve beyaz kabukludur. Balta ve gül ibikli olabilirler. Canlı ağırlıkları 1,7-2,5 kg arasında değişmektedir.

4-) Mavi Endülüs

Küçük yapılı, hareketli, beyaz kabuklu yumurta veren İspanya kökenli bir ırktır. Değişik tonlarda olan mavi tüyleri ile tanınırlar. Balta ibikli, beyaz derili, incik ve ayaklarını örten deri ve pulları mavi renktedir. Canlı ağırlıkları 2,5-3,0 kg arasında değişmektedir.

5-) Denizli

Yerli bir et-yumurta verimli ırk olup horozlarının uzun ötüşleri ile tanınmaktadırlar. Cinsel olgunluğa geç ulaşırlar. Civiclerinin tüylenme süresi uzun olduğu için bakımları zordur. Boyunları oldukça uzun, vücutları iri görünüşlüdür. Denizli ırkı hayvanlarının sıcaklık ve nem değişikliklerine karşı adaptasyon güçleri zayıftır. Nemli yerlerde Denizli horozlarının damızlık değeri azalmakta ve ötüş süreleri kısalmaktadır. Ortalama canlı ağırlıkları horozlarda 3,5-4,0 kg, tavuklarda 2,7-3,2 kg’dır. Denizli ırkı tavuklar bir yılda 80-100 kadar yumurta verirler. Balta ibikli, kulakçıkları beyaz, gagaları siyah, bacakları koyu gri renktedir. Denizli ırkının en belirgin özelliği gözlerinin etrafında siyah renkli bir halka bulunmasıdır ki buna sürmeli denilmektedir. Derisi ve yumurta kabuk rengi beyazdır. Türkiye’nin koruma altında bulunan gen kaynaklarındandır.

   

6-) Gerze (Hacı Kadın)

Sinop ili ve çevresinde, özellikle Gerze ilçesinde yetiştirilen yerli yumurta- et ırkıdır. Tüyleri parlak siyah, uzun beyaz kulakçıklı ve çatal ibiklidirler. Gaga, ayak deri ve pulları siyah, vücut derisi beyaz renktedir. Ortalama canlı ağırlıkları horozlarda 3,5-4,0 kg, tavuklarda 2,7-3,2 kg aralığındadır. Yıllık ortalama yumurta verimleri 94’tür.

7-) Sultan

Sultan, ağır yapılı ve beyaz yumurtacı özellikte bir ırktır. Beyaz ve karışık renkli olmak üzere iki tip varyetesi bulunmaktadır. Vücudu kare şeklinde, bacakları ayrık duruşludur. Büyük ve dik bir kuyruğa sahiptir. Başında ibik yerine koca bir tepelik bulunmakta ve yüzü de tüylerle kaplı şekildedir. Sultan ırkı tavukların ibikleri çok küçüktür. Ayakları 5 parmaklıdır, ayak ve bacakları da tüylerle kaplıdır. Değişik dış görünüşleri nedeniyle yetiştirilmişlerdir ve halen koruma altında olan gen kaynaklarımızdandır. Sultan ırkı tavuklarının Osmanlı coğrafyasında sarayda çoğaltıldığı ve sonrasında İngiltere’ye gönderilerek dünya standartlarına girdiği düşünülmektedir.

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

You may also like