İNSANİ YÖNLERİ İLE MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY

Tarihteki karakterlerin insan vasıf ve vasatlarından münezzeh nesneleştirilerek anlatılması bana hep ihanet gibi gelmiştir. Benim hissimin dışında bunun toplumsal sonuçları da vardır elbette. Klasik tarih eğitiminde maddeler halinde geçen o insanların kusursuzluğu gençlerimizi en küçük hataya dahi tahammülsüz hale getirmiş olabilir mi? Ya da düştükleri gayya kuyularından çıkmak için belki de öykündükleri tarihi karakterlerin insani bir yönüne ihtiyaçları olduğunu gözden kaçırıyor olabilir miyiz? Burada bu işi yapan o koca komutan hiç mi müşküle düşmedi? Hiç mi kendinden beklenmeyecek kadar alçalmadı ya da korkmadı? Bu soruların cevabı ve öğretimi insanı insanlaştıracaktır.

Şimdi ise yıllarca bizlere irticacılar tarafından canice şehit edilen “cumhuriyet şehidi” olarak anlatılan çoğu kimseler tarafından asıl mesleği dahi bilinmeyen ve asker zannedilen Mustafa Fehmi’nin insani yönlerini ele alacağız.

Ailesi ve Eğitimi

Mustafa Fehmi Kubilay, Hüseyin Karavana ve Zeynep Hanım’ın oğlu olarak 15 Kasım 1906 tarihinde Adana’nın Kozan ilçesinde dünyaya gelmiştir. Adana’nın Kozan ilçesi yörük Türkmen ağırlıklı bir ilçedir. Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı Yusuf Halaçoğlu Hoca da Kozanlıdır. Buradan ailesinin ve doğduğu yerin vatanperver olduğu sonucunu çıkartabiliriz. Kardeşleri Fatma, Demir, Ali ve Mustafa Fehmi, ailesiyle birlikte 1912 yılında İzmir’e, ardından da akrabalarının bulunduğu Aydın’a göç etmiştir. 1919 yılında Yunan işgali tehlikesi belirince ailesiyle Antalya’ya taşınmış, ancak kısa bir süre sonra babasını kaybetmiştir.

Bu göç silsilesi ve acı kaybından sonra eğitim hayatına Aydın’da başlayan Mustafa Fehmi, Antalya’da Darülmuallimin yani bildiğimiz öğretmen okulunun Mustafa Fehmi üçüncü sınıfındayken kapanması üzerine İzmir’e dönmüştür. İzmir’de eğitimine devam etmiştir. Buradaki tarih öğretmeninden mi yoksa içerisindeki alplikten midir bilinmez tarih derslerine oldukça ilgi duymuştur. Hatta yalnız ilgi duymakla kalmayıp özellikle Kubilay Han’a hayranlık duymuş arkadaşlarının onunla kendini özdeşleştirmesine sebep olmuştur. Öyle ki zaman içerisinde çevresi tarafından “Kubilay” lakabı takılmış, bu isim daha sonra Mustafa Fehmi Kubilay olarak yerleşmiştir. Birkaç arkadaşıyla karıştığı bir takım marazlı işler nedeniyle Bursa Muallim Mektebi’ne gönderilmiş ve 1926 yılında buradan öğretmen olarak mezun olmuştur.

Öğretmenlik Hayatı ve Askerlik Hayatı

Mezuniyetinin ardından 1 Eylül 1926’da ilk görev yeri çokta yabancı olmadığı Aydın ilinin Sultanhisar Mektebi’ne atanmıştır. Kısa süre sonra Aydın Gazipaşa Mektebi’ne geçmiştir. Bu okulda tanıştığı meslektaşı öğretmen Fatma Vedide Hanım ile birbirlerini sevmiş ve 1928 yılında evlenmişlerdir. Yeni evli çiftin 10 Mayıs 1929 tarihinde bir oğulları dünyaya gelmiştir ve ismine Vedat Aktuğ koymuşlardır. Çok sürmeyen bu mutlu aile tablosu şiddetli geçimsizlik nedeniyle Aralık 1929’da son bulmuş ve boşanmışlardır.

Boşanma sürecinin ardından asker olarak 1929’da İzmir Gaziemir’e tayin edilen Kubilay, kısa süreli acemi birliği görevini tamamladıktan sonra İstanbul Harbiye Mektebi’ne gönderilmiştir. Askerlik görevini tamamlamak üzere yedek subay yani asteğmen olarak yine iyi bildiği İzmir’in Menemen ilçesindeki 43. Piyade Alayı’na atanmıştır. Kader onu Ege kıyılarından uzaklaştırmıyor nitekim kısa ömründe de şehadetle burada sonlanacaktır. İzmir’de askerliğini yaptığı sırada aynı zamanda Zafer Mektebi’nde öğretmenlik yapmaktadır.

Menemen Olayı ve Şehadeti

23 Aralık 1930 sabahı, Derviş Mehmet ve beraberindeki grup Menemen’de şeriat bayrağı açarak bir isyan başlatır. Olayı bastırmakla görevlendirilen Asteğmen Kubilay, emrindeki bir manga askerle olay yerine gelir. Askerlerine süngü taktırıp kahvenin önünde bırakan Kubilay Asteğmen, cesaretle tek başına isyancıların yanına giderek dağılmalarını istemiş ve Derviş Mehmet’i yakasından tutarak sarsar.

Bu sırada isyancılardan biri silahını ateşleyerek Kubilay’ı ağır şekilde yaralar. Yaralı halde cami avlusuna doğru çekilen Kubilay, burada Derviş Mehmet tarafından yakalanmıştır. Yanındaki askerlerin üzerlerinde yalnızca eğitim mermisi ve tecrübesiz erlerden teşekkül olması onların panikleyerek dağılmasına sebep olmuş ve bunun üzerine tek başına savunmasız kalan Kubilay’ın başı, Derviş Mehmet tarafından testere ağızlı bir bağ bıçağıyla gövdesinden ayrılarak henüz 24 yaşındayken şehit edilmiştir. Öğretmen Kubilay Asteğmenin kesik başı büyük bir cüretkarlık meydandaki yeşil bayrağın direğine takılmıştır.

Olayın ardından Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki de isyancılarla çatışarak şehit düşmüşlerdir. Olay yerine gelen askeri birlikler isyanı bastırmış, Derviş Mehmet ve bazı adamları öldürülmüş, kaçanlar ise daha sonra yakalanarak Divan-ı Harp’te yargılanmıştır. Gazi Paşa çok kıymet verdiği öğretmenlerinden olan Kubilay’ın haberini aldığında Edirne’de yurt gezisinde olmasına rağmen derhal Menemen’de gelmiş ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’a gönderdiği telgrafta şöyledir:

“Cumhuriyetin ve inkılabın fedai zabiti Kubilay Bey, Menemen’de mürtecilerin elinde şehit olmuştur… Bu hadisenin, Türk ordusuna ve Türk milletine karşı yapılmış bir hakaret olduğu muhakkaktır.

Menemen, Manisa ve Balıkesir’de sıkıyönetim ilan edilmiş ve olayı Menemen’den ayrıldığında dahi yakinen takip etmiştir. Gazi Paşa, olaydan yaklaşık bir ay sonra tekrar Menemen’e gelmiş, sıkıyönetim komutanlarından detaylı raporlar aldıktan sonra Kubilay öğretmenin ailesi ile görüşmüştür.

Öğretmen Kubilay Asteğmen’in intikamı bizzat Gazi Paşa tarafından takip edilere alınmış bizlere ise onun insanlık hatırası kalmıştır.

 

 

Kaynakça

Bigat Akça, B. (2022). Menemen (Kubilay) Olayı Hakkında Yapılmış Çalışmalar Üzerinden Bir Değerlendirme. Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı, 20(32), 47-77.

Ertem, B. (2013). Resmi Belgeler ve Basında “Menemen Olayı”. History Studies: International Journal of History, 5(1), 157-179.

Öz, E. (2015). Yasak Bir Hafızayla Yüzleşmek: Menemen Olayı İrtica mı, Komplo mu? FSM İlmî Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, (5), 409-440.

Yaşar, S. (2011). Menemen Kubilay Anıtı’nın Açılışı. History Studies: International Journal of History, 3(2), 385-400.

Eyrice, N. (2005). Tarih Eğitiminde Yerellik: 1922-1950 Döneminde Menemen Kazası. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İzmir.

Gül, A. (2024, 21 Nisan). Mustafa Fehmi Kubilay (Şehit Kubilay) kimdir? Evrim Ağacı. Erişim adresi: https://evrimagaci.org/s/17389,

Türkçe Tarih. (2022, 23 Kasım). Menemen Olayı – Divanı Harp Kararnamesi. Erişim adresi: Türkçe Tarih Web Sitesi.

 

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

Gökhun Aydın

Latest posts by Gökhun Aydın (see all)