Eşiğinde tûfânlar koparken kavimler beni sorardı

Şöhretim Nûh’un gemilerini dahi alacaya boyardı

Günâhını yazan melek ne diye çekiştirsin eteğimi

Ondan da çok yazardım seni ismin âşinâ olsaydı

 

Hani Tanrı’ya bahsedecek kadar bile tanımazdım

Boynumdaki ukdeden parmak izin çıkmazdı hani

Elimde paralanan kehribâr yolunu benden iyi bilir

Yüzünü ezberletmeseydi bu pusulaya uymazdım

İki dirhem borcum vardı üçü sana kurban verdim

Havârilerden aldığım us dâhil bahâne bulamazdı

Artık bana mesnetsiz tesellîlerden özge ne gerek

Mâdem Azrâil’in kara kaplı defterinde adım vardı

 

Devr-i saâdete yetişseydin bahtiyâr olmaz mıydı

Seni görseydi sahâbe ne kaybederdi inancından

Kalaylı gevherler takmadan meşrebin kumaşına

Sana münhasır kalacak bir kayıt tutulmaz mıydı

 

Ben bu emri hiçbir vahyinden almadım Tanrı’nın

Her âyette tekfir edilirdi varlığın beni görmediler

Balçıkla sıva demişse dantelle bezedim hâtırânı

Tuz serptim balına ağzın tadına varıp ağrımasın

Öleyim vahdetin bir kutsalımı daha çiğnemeden

Öleyim sesini duymaya sen oku kuytuda salâmı

 

Arz-ı mevûdu bohçaya sarıp takdîm etmeli sana

Asrın her inkılâbında kutlu bir neşîde söylenmeli

 

Peçenin ardına konaklayan periden dinle masalı

Besmelesiz menât devrilmeden vakitler önceydi

Ayağına serilecek mukaddese köklerim salınırdı

Nağmelerini duyacağın kuşların başını aklardım

Sen seyrek adım atanda kalburdan geçti sadrım

Buğday başağı gibi rûhum döküldü tanelerinden

Saydam kalabalıklar vardı yanı başıma toplanan

O gün ilk defâ gözünde yaşlarla gördüm babamı

 

Kız çocuğu ölünce bir babanın baba ölünce kızın

Ömrünün zekâtı kabrinde hangi buluta nakışlanır

Ne kadifeye benzerdi ne de ipek atlasa kumaşım

Gözlerinde sanki bin cenâzeye biçilecek kefenler

Gözlerinde çember mislince bağlı urganlar vardı

 

Tanrı huzûruna çağıracak bir can arardı üstümde

Üstüm ahşap kokusuna bulanan duâlarını taşırdı

Ben Kâbil’in âyâsında nîmetten sayarken meylini

Bilmem muhâfız aynaların bu suya nasıl dayandı

 

Nûh’un tûfânından habersiz tek sendin artakalan

Haşrolsam uğruna yıkacağım daha kaç sur vardı

 

 

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

Hilal Sönmez

Latest posts by Hilal Sönmez (see all)

You may also like