1. yüzyılın ilk çeyreğinde patlak veren küresel bir salgın ile beraber aslında uzun yıllardır var olan ancak önemi öncesinde fazlaca anlaşılamamış olan “koruyucu sağlık hizmeti” terimi artık yeni normal hayatımızın yadsınamaz bir parçası haline gelmiş bulunmaktadır. Nasıl ki Dünya Sağlık Örgütüne göre sağlık sadece hasta olmama durumu değil bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik hali ise bu bize gösteriyor ki bir şeyler sekteye uğramadan , bozulmadan korumak “hastalık” durumunun tedavasine göre çok daha kolay, daha az maliyetli ve daha ulaşılabilir. İşte tam da bu noktada devreye tüm dünyada “OTC” terimi ile bilenen ülkemizde de ilaç dışı ürünler ya da belki üzerine tartışılacak diğer  bir ismi ile “ gıda takviyeleri” giriyor.

Bağışıklık direncinin arttırılması, vitamin/mineral takviyesi, çağımızın hastalığı fibromiyalji, kilo alma/verme, uyku düzenleme, anksiyete kontrolü , saç cilt ve tırnak sağlığından tutun prostat hastalığının geriletilmesi, hafıza arttırımı ve odaklanma , kardiyovasküler problemlerde koruyuculuğa kadar pek çok durumda insan hayatının kalitesini arttırmakta ve pek çoğunda tedavi edici rol  oynamaktadır. Tüm bunları yapabilen İlaç dışı takviyeler koruyucu, tedavi edici olmalarının yanı sıra ilaçlarla etkileşmekte olup özellikle otoimmün rahatsızlıklarda kullanımı sınırlandırılmalıdır ki bunu da bilip karar verecek kişiler yalnız ve yalnızca bu işin eğitimini alan sağlık profesyonelleri hekim ve eczacılardır. Her ne kadar ” ilaç dışı” denilse dahi mutlaka endikasyon uyumu aranması, terapötik dozlarının belirlenmesi ve kullanım süresi hekim ve eczacı gözetiminde olmalıdır. İlaç dışı ürünlerin sosyal medyanın da yaygınlaşması sebebi ile hayatımıza giren “ınfuencer”lar tarafından tavsiye üstüne alınması ve hatta eczane dışı kanallara yönlendirilmesi asla kabul edilememekle beraber nasıl ki ilaçlar kişiye ve tedaviye özeldir ilaç dışı takviyelerin de “ben kullandım bana iyi geldi, falanca bununla iyileşti” tarzında yaklaşımlar ile istenmesi bilime karşı yapılan en büyük yanlışların başında  gelmektedir.

İlaç dışı ürünler özellikle şehir insanının bir vazgeçilmezi haline gelirken kullandığımız takviyelerin kaliteli hammadde kullanılarak steril laboratuar koşullarında iyi imalat uygulamaları tebliğine göre üretilip güvenilir kaynaklardan temin edilmiş olmasına dikkat etmek en az doğru takviyeyi kullanmak kadar önemli. Çünkü bilinmelidir ki ülkemizde bu takviyelerin ruhsatlandırma onayları Sağlık Bakanlığı ve ona bağlı kurum olan TİTCK tarafından değil alakasız bir kurum olan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verilmektedir.

Hekim ve eczacı gözetiminde kullanılan doğru ilaç dışı ürün, doğru doz ve kullanım süresi hem koruyucu sağlık hizmeti sunmakla kalmayıp yaşam kalitesini de arttırmaktadır. Unutulmamalıdır ki Hekim ve en yakın sağlık danışmanınız olan eczacınızdan bilgi almadan kullanılan bir takviyenin sağlığınıza yarardan çok zararı dokunur.

 

 

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

Şahin Altıntaş

You may also like