Yapay zekâ yaratmadaki başarı, insanlık tarihindeki en büyük olayı olacaktır. Ne yazık ki, risklerden nasıl kaçınacağımızı öğrenmezsek, bu sonuncusu da olabilir. (Stephen Hawking)

Hawking’in bu sözünün doğruluğunu şimdilerde çok daha iyi bir şekilde kavrıyoruz. 1920’ler de yapay zekâya dair öngörü ve çalışmaların hız kazanmasıyla günümüze kadar geçen sürede bu alanda insanlık müthiş adımlar attı ve çalışmalar ortaya koydu. Yapay zekâya dair birçok bilim insanının anlamlı birçok sözü olmasına rağmen ben HawkinG2in bu sözünü tercih ettim. Çünkü bu söz aslında eczacılık mesleğinin ve yapay zekânın da ortak kaderine işaret eden bir noktada duruyor.

Teknoloji şüphesiz insanlığın hayatını her anlamda güzelleştirdi ve kolaylaştırdı. Bu bağlamda kitlesel olarak insanlığa kazandırdıkları kadar bireysel ve özel alanlarda insanlığın yerini almak noktasında da bir noktaya geldi. Örneğin birçoğumuz internet okumaları ve araştırmalarını zaman ve maddi tasarruf olarak görsek de bu durum birçok meslek grubunu ve profesyoneli işsiz bıraktı. Bu yönüyle de kesinlikle gelişimin her daim insan kontrolünde, sadece kapital anlamda değil kültür ve insanlık eksenli bir düşünce, tavır geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Mesele insan sağlığı ve sağlık teknolojileri olunca haliyle durum biraz daha ciddi ve ayrıntılı bir hal alıyor. Çünkü burada karşımıza çıkan durum gelişen teknolojinin sadece sağlık profesyonellerinin yapmakta olduğu işleri yapabilen araçlar geliştirmesi olmuyor, teknik ve teorik becerinin yanında bir de duygusal zekâ karşımıza çıkıyor. Öte yandan küresel ekonomiler ve şirketlerin sadece daha çok kazancı düşünmesinin burada kabul edilemez olduğunu görebiliyoruz.

Teknoloji birçok iş kolunu, meslek grubunu tarihin tozlu sayfalarında uykuya yatırdığı gibi gelişen süreçler içerisinde yine teknoloji becerilerine dayalı birçok yeni alan açtı. Bu alanların hemen hemen hepsi yine merkezine teknolojiyi onunda merkezine yapay zekâyı alan meslek grupları oldu. Yani bir bakıma kendini besleyen bir süreç oluşturdu.

Söz konusu insan sağlığı olduğunda işte durum hiçte istenildiği ve tek taraflı düşünüldüğü gibi olmuyor. Her şeyden önce insan sağlığına hizmet etmek adına üretilen tüm beşeri sermaye sadece yine insan sağlığına hizmet etmek gayesiyle var olmuş olan daha iyi bir ürün ile değiştirilebilir. Bu da elbette meseleye sadece para kazanmak, iş yükünden kurtulmak, zaman tasarrufu elde etmek olarak bakamayacağımız anlamına geliyor. Şöyle ki; Tıbbi bir müdahale gerektiren bir hasta sağlık kuruluşuna getirildiğinde ilk olarak dikkate alınacak şey hastanın hayatta kalmasına yardımcı olmaktır. Böyle bir durumda hastanın hayatta kalmasının çok pahalı olduğu veya tıbbi müdahaleyi daha pahalı olan bir cerrah değil de daha ucuz iş gücü olan bir robot teknolojisi yapsın diye düşünülmez.

Bu hasta örneğinde anlanmak istediğim meselede ki gibi eczacılık mesleği de söz konusu olduğunda teknolojinin ana omurgasını oluşturan yapay zekâ bu mesleğin profesyonellerine ikinci hatta birinci dereceden yardımcı olmak noktasında geliştirilebilir fakat hiçbir zaman hasta sağlığı bir bilgisayar teknolojisine bırakılamaz gibi duruyor ( en azından şimdilik). Tabi öte yandan hepimiz çok iyi biliyoruz ki hiçbir bilimsel gelişme durdurulamaz ancak geciktirilebilir. Sağlık teknolojiler alanında ki gelişmeleri faydasız ve kötü ilan etmek yerine önce anlamlandırıp sonrasında bu alanda ki yetilerimizi geliştirmeliyiz. Çünkü insan ancak bildiği şeylere karşı insanlık becerilerini kullanabilir. Bilmediği şeyden ise sadece korkacaktır.

Tarih bizlere gösterdi ki statikleşmiş her beşeri olgu yok olmaya mahkûmdur. Bilimsel gelişmelere bırakın karşı çıkmayı, ayak uyduramamak dahi eczacılık mesleğini anladığımız şekliyle yok edecektir. Kontrolünü teknolojinin vicdanına ve kapitalin güvenli kollarına(!) bırakacaktır.

Sağlık profesyonellerinin en değerli paydaşlarından olan eczacılar gelecek tüm teknolojik yeniliklere gerek teknik beceri gerekse okuryazarlığı ile hazır olmalı ve bu gelişmeleri eczacı bakış açısı ile mesleğine uyarlamalıdır.

 

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

Şahin Altıntaş

You may also like