1986 doğumlu Şehit Komando Uzman Çavuş Murat Akman, doğumundan hemen sonra terkedilmiş ve çocuk esirgeme kurumu tarafından 18 yaşına kadar yetiştirilmiştir. Sonraki hayatında askerlik mesleğini seçen Murat Akman, aldığı maaşın büyük bir kısmını, kendisi gibi esirgeme kurumunda yetişen çocuklara göndermiştir. Şehit olduğu zaman, yazdığı mektubun yurt arkadaşına iletilip, bir medya kuruluşuna belirli bir ücret karşılığı satılmasını ve bu ücretin esirgeme kurumundaki çocukların ihtiyaçları için kullanılmasını vasiyet etmiş, vasiyeti aynı şekilde yerine getirilmiştir. 2004 yılında Beytüşşebap’ta katıldığı operasyon sırasında, teröristlerle çıkan çatışmada şehit olmuş, duygu yüklü hayatını ve düşüncelerini mektubuna dökerek bize bırakmış ve aramızdan ayrılmıştır. Vatanı, milleti, bayrağı, namusu, onuru ve şerefi uğruna toprağı şereflendirmiş tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

 

“Bu yazı bir komando uzman çavuş mektubudur ve siz bu mektubu gazeteden okuyorsanız ölmüşüm demektir. Bir ailem olsaydı bu mektubu onlara yollamak isterdim ama yok.

Size koğuştaki ranzamdan yazıyorum. Şu an etrafımda Adana, Ağrı, Sivas, Edirne, Diyarbakır, Ankara, Antalya, İzmir, Urfa, Trabzon… Türkiye’nin dört bir yanından birbirini tanımayan ama birbirlerinin canını korumaya yemin etmiş bir sürü asker var. Birazdan operasyona gideceğiz, tek dileğimiz kayıp vermeden geri gelmek.

İlerde ölürsem eğer diye bir mektup yazmak çok zor. aklına getirmek istemez ya insan ölümü, hani her zaman bir umut vardır ya… Askerliğim bittikten sonra yırtıp atacaktım bu mektubu ama şu an okuyorsanız yırtamadım demektir. Zaten pek de kalem tutmaz elim. Silah tutmayı daha iyi bilirim. Sizi korumam için siz öğrettiniz silah tutmayı.

Tuhaf olan siz bu mektubu okurken ben neden öldüğümü bile bilmiyor olacağım. Ya bir mayına bastım ya da yediğim bir kaç kurşun, bileniniz var mı ben nasıl öldüm ?

Kışlada her televizyona bakışımda birbirinizi öldürdüğünüzü, birbirinizin canını yaktığınızı gördüm. Müziğin sesini çok açtı diye komşusunu vuranlar, gücü kadına yetenler, cebindeki on lirası için adam vuranlar, kız arkadaşına baktı diye alayını bıçaklayanlar. Bileniniz var mı ben kimi korumak için öldüm?

Eti az pişti diye garsona çıkışan adam; sen rahat uyu diye kurşunlar başımın üstünden geçerken ben dağda her bulduğumu kesip yedim.

Arabasını solladılar diye levyesini kapıp arabadan inen adam, beni bir çöp bidonuna atıp giden anam söylesene ben kimin için öldüm?

Yetimhanede ve askerde en güzel şeyin ekmeğin bölmek olduğunu öğrendik biz. Peki size neyi bölmeyi öğrettiler?

Sizi önce Allah’a sonra birbirinize emanet ediyorum. ben sizden razı oldum Allah’da sizden razı olsun…”

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

Ahmet Kurnaz

Latest posts by Ahmet Kurnaz (see all)

You may also like