Kıymetli okuyucu;

Bugün Misak-ı Zafer bir yaşına basıyor.

Heyecanlıyız.

Bir senede neler yapıldığını anlatmaya başlamadan önce çok kısa bir özet olarak nasıl kurulduğumuzu açıklamak yerinde olacaktır.

Türk kültürüne hizmet edecek bir internet sitesi kurma fikri sitenin kurucularının uzun zamandır düşündükleri bir plandı. 2019’un Nisan ayında ise ciddi bir şekilde harekete geçildi.

Bu fikir Ankara’nın birçok semtinde tartışıldı. Fikir alışverişlerini “biz de yazarız” teklifleri izledi. Aşağı yukarı bir kadro oluştuğunda harekete geçmekte tereddüt gösterilmedi.

Sitenin ismi ise kısa bir tartışmadan sonra “Zafer yemini” anlamına gelen “Misak-ı Zafer” olarak belirlendi.

19 Mayıs 2019 günü sitenin isim hakkı alındı ve içerikler oluşturulmaya başladı.

Önceden belirlendiği üzere 27 Mayıs açılış tarihi olarak ilan edildi. Ve buna uygun bir biçimde 27 Mayıs 2019 tarihinde internet sitemiz açılmış oldu. Bugün, birinci yıldönümüdür.

19 Mayıs 2020 tarihli bir yıllık raporumuza göre ülkemizin tüm vilayetlerine ulaşmışız. “Sivas’ın ötesine” geçtik anlayacağınız. Hatta bazı yazılar Ankara ve İstanbul’dan fazla Sivas’ın ötesinde yankı buldu, okundu.

Bu kadar mı? Hayır. Dünya’nın 131 farklı ülkesinden sitemize erişim sağlandı. 758 farklı şehirde yazılarımız okundu. 34.668 toplam oturum sayısına, 22.877 farklı kullanıcıya ulaşıldı.

Bir senede 300’ü aşkın yazı yayınlandı. Yazıların kategorilere dağılımı şöyle: Güncel (73 yazı), Tarihi Vesikalar (66 yazı), Edebiyat (42 yazı), Turks for the World (31 yazı), Tarih (22 yazı), Tarım/Ziraat (20 yazı), Biyografi ve Gezi/Tanım kategorileri (12’şer yazı), Teknoloji (9 yazı), Diplomasi (7 yazı), Ekonomi (6 yazı), Spor (4 yazı).

Yakın zamanda Coğrafya kategorisi de açıldı ve ilk yazısı yayınlandı.

Burada üç kategorinin üzerinde durmak istiyorum. Birincisi Tarihi Vesikalar. Okuma süresinin düştüğü günümüz dünyasında nispeten kısa, ilgi çekici, vurucu ve akılda kalıcı olayları anlatmak amacıyla ortaya atıldı. Bazı kitaplarda benzerleri olsa da, bizim uyguladığımız şekliyle galiba ilk kez yapılan bir iş. Bunu yapmaktan memnunuz. Hoş dönüşler yaparak bizleri bu alanda teşvik ettiğinizi söylemeliyiz. Tarihi Vesikalar, önümüzdeki dönemde tüm hızıyla sürecek.

İkinci kategorimiz Turks for the World. Malûm, günümüzün “lingua francası” İngilizce. Dünya’da açık arayla en fazla kullanılan dil konumunda. Bizler, yalnızca Türk kültürüyle ilgili çalışma yapıp -başta kendimiz olmak üzere- Türkleri bilgilendirmek niyetinde değiliz. Güncele dokunmak, bugün bilhassa bağımsız olmayan Türk topluluklarının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşadığı sorunları da duyurmak istiyoruz. Bunun yolu bu işi yalnız Türkçe değil fakat aynı zamanda İngilizce yapmaktan da geçer. Turks for the World, önümüzdeki dönemde de ilgili konulara temas etmeye ve çalışmalarını sürdürmeye devam edecek.

Özel olarak değineceğim son kategorimiz ise Tarım. Münevver kesimimiz maalesef uzun yıllardır tarıma uzak duruyor. Bunun önüne geçmek, Türkiye’nin tarım politikası ve Türkiye’de tarım faaliyetleriyle ilgili bilgi paylaşımında bulunmak üzere kurulmuş bir kategori Tarım. Doğrusu, beklediğimizin üzerinde okunuyor. Tabii ki bu memnuniyet verici. Aynı zamanda, daha fazla çalışmak, daha iyisini yapmak için de bizleri hareketlendiriyor. Tarım kategorimiz de önümüzdeki dönemde aktif çalışmalar yürütecek yerlerin başında geliyor.

Yukarıdaki kategoriler arasında olmayan bir iş daha yapılmaya başlandı bu yıl. O da bizim “Dosya” ismini verdiğimiz; bir konu hakkında sitemizin birçok yazarıyla beraber oluşturduğumuz ortak çalışma. Bu durum aslında bizim için yeni bir deneyim.

Yakın zamanda ilk dosyamızı bitirdik. Konusu “Güney Azerbaycan” idi. Beklediğimizden fazla alâka gördü.

İlk dosyamız bu oldu ama son olmayacak. Yeni dönemde yeni dosyalarla buluşacağız.

Kısaca Misak-ı Zafer’in bulunduğu sosyal mecraları saymakta da fayda var.

Twitter, İnstagram, Facebook ve Telegram hesaplarımız var.

Yakın zamanda bir de YouTube kanalı açıldı. İsmi “Misak-ı Zafer TV”. Abone sayımız artarsa orada da içeriklerimizi çesitlendirmeye çabalayacağız.

Bundan tam bir yıl önce sitemizin “Biz Kimiz?” bölümünde de bulabileceğiniz yazıyla bir durum tespiti yapmış ve kendimizi tanıtmıştık. Bir senede bu tespitleri geçersiz kılacak ciddi bir değişim olmadı. İyiye veya kötüye gidişlerle ilgili önümüzdeki süreçte sitemizde yazılar okuyacağınız için, bahsettiğim metni aynen aşağıya almakta bir beis görmüyorum:

“Büyük Türk milleti!

Asırlara dayanan, asırlara bakan ve asırlarca süreceğine inancımız olan Türk tarihinin yalnızca ufak bir safhasında bulunuyoruz.

Bu safha; Türk’ün dünüyle küs, bugünüyle kavgalı ve geleceğinden umutsuz olduğu bir safhadır.

Bu safha; gerçeğin, acı gerçeğin üzerinin sis perdesiyle örtüldüğü bir safhadır.

Bu safha; çevresinde olan-biten meselelere bakmaya vakit ayırmayan mensuplarının, Türk milletine aidiyetinin yok olduğu bir safhadır.

Türk milletinin bu süreci atlatmasına öncü olacak unsur, Türk milliyetçiliğidir. Bir avuç Türk milliyetçisi olarak, Türk milliyetçiliğinin kültürel varlık iddiasını kuvvetlendirmek niyetiyle yola çıkmış bulunuyoruz.

Kültür; dünü-bugünü-yarını müteselsil olarak bağlayan en önemli nesnedir. Dünümüzle barışmak, bugün huzurlu ve gelecekte mutlu olmak yalnızca kültüre sarılmakla mümkündür.

Gerçek; tarih algımızın, kültürümüzün ve dilimizin korunup-geliştirilmesiyle yerli yerine oturacaktır.

Unutulmamalıdır ki; “İnsanoğlu çevresinde olan bitene karşı bilgisiz olma hürriyetine sahip değildir.”

Türk milliyetçiliğinin Türkiye’de, Türk milletinin Dünya’da yeniden kültürel iktidarının sağlanacağı inancıyla; zafer yemini (Misak-ı Zafer) ediyoruz.

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!”

Evet. Bir yılı doldurduk. İlk günden de heyecanlı ve azimliyiz. Daha da büyüyerek, hep birlikte nice yıllara ulaşmayı temenni ediyoruz.

Zafer’le kalın!

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

You may also like