İlkokul sıralarda tanıştığım ülkü ocaklarının efsane genel başkanı…Nesiller boyu anılacak, dünya döndükçe üzerinde imrenilecek bir hayat yaşayan BÜYÜK BAŞKAN…

Ben babamı bunca yıllık ömründe iki kez ağlarken gördüm; birisi dedemi ani bir kalp krizi sonucu kaybettiğimiz gecenin sabahında diğeri ise 25 Martın buz kesmiş karlı akşamında. On dört yaşındaydım televizyonlarda ki tüm kanallar aynı görüntüleri veriyordu. Muhsin Başkan’ın helikopterinin görselleri bir o kanal bir bu kanal da geçiyordu. Tüm kanallar Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun da içerisinde bulunduğu helikopter düştü şeklinde alt yazılar veriyorlardı. Martın soğuğu kışın ayazı demeden içimize bir ateş düştü. Birçok yalan ve yanlış haberden sonra dünya başımıza yıkıldı ve BAŞKAN ŞEHİT OLDU.

Şimdi bu yazıyı yazabiliyorken o gün Muhsin Başkan ile alakalı haber yapan kanallara birkaç şey yazmak istiyorum.

1-Muhsin BAŞKAN ölmedi ŞEHİT OLDU. (EDİLDİ)

2-Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu değil ; Devleti ne zaman göreve çağırsa canıyla, başıyla Aziz bildiği VATANI,EZANI ve BAYRAĞIiçin vazifeye koşan ANADOLU’nun öz evladı MUHSİN YAZICIOĞLU.

3-Büyük Birlik Partisi Genel Başkanını kaybetmedi; TÜRK SİYASETİ BİR DAVA ADAMINI, MUKADDES TÜRK DEVLETİ ÖZ EVLADINI, ÜLKÜCÜLER AĞABEYİNİ kaybetti. TÜRK DÜNYASI BİR BOZKURT KAYBETTİ.

Söylenecek elbette çok şey var ama keşke söylemeyi ummak yerine Başkan’da yaşasaydı da onunla bir ömür geçirse idik. O gitti ülkede siyaset dengesini kaybetti, Meclis tek kişilik bir Devleti kaybetti.

Muhsin Başkan’ın şehadeti bizlere bir kez daha hatırlattı ki ; alimlerin ölümü alemlerin ölümüdür.

Hepimiz yakın çevremizde sevdiklerimizi, büyüklerimizi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz şu fani dünyada ama onun aramızdan ayrılışı herkesten çok fazla etkiledi bizleri çünkü; büyük devlet adamlarının vefatları büyük kitleleri etkiler. Türk milleti gibi mukaddes bir milletin Muhsin Yazıcıoğlu gibi necip bir evladını kaybetmek milletimiz adına en ağır kayıplardan bir tanesiydi.

Muhsin Başkan bizlere çok güzel şeyler bıraktı; Parayla satın alınamayacak kadar büyük bir şeref, Başı dik alnı açık bir ömür ve dünya hayatına dair hazineler değerinde binlerce acı ama güzel tecrübeler.

Ben bu yazıda hiçbir kural veya kaideye bağlı kalmadan Muhsin Başkan için içimden gelenleri yazdım.

Bundan sonrası için ne benim yazmaya bilgim, tahsilim yeter nede ONUN gibi büyük bir insan hakkında daha fazla yazmak hadsizliğini gösterecek değilim.

Son söz : BİZİM İÇİN TARİH HEP 25 MART 2009 VE BİZ O TARİHTEN SONRA HEP ÜŞÜYORUZ…

RAHMET,MİNNET VE HÜRMETLE…

 

 

 

 

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

Şahin Altıntaş

You may also like