Etiket: millet

Ey Şanlı Irk

2 Haziran 2021 0

  Her geceyi gündüz ederdi tuğlarımız, Çelik kalkanları delerdi oklarımız,   Toylarda neşeye doyardı budunumuz, Cenkte kılavuzumuz olurdu kurdumuz,   Nerede kaldı bizim hudutsuz koşumuz, Nerede Mete’miz nerede Başbuğumuz.   Şafağı biz söktürürdük doğuda Çin’den, Biz batırırdık günü Mostar Köprüsünden,   Bir yaram durmazdı sicim sicim kanardı, Omzuma en yırtıcı doğanlar konardı,   Nerede kaldılar…

Yazar: Ömer Faruk Şahin

MANDACININ DİLE GELEN PİŞMANLIĞI

11 Mayıs 2020 1

  – Mandacının savunduğu davanın gerçek yüzü…   Göstermediler yıllar yılı harman yüzü, Yaktılar bağı; savurdular külümüzü, Kabirde rahat uyutmadılar ölümüzü, Esaret, olmaz olasıymış bilemedik.   Döndürdüler lokmamızı kaşığımızla, Bir kap aşımızı pay ettiler sayısız halkla, Söndü ocağım, onuru bindirdim bir sala, Esaret, deniz içinde yanmakmış bilemedik.   Önce semirdiler atımızı; doyurup coşturdular, Sömürdüler canımızı,…

Yazar: Ömer Faruk Şahin

BİR ŞEHİDİN ARDINDAN

4 Mayıs 2020 0

-Vatan İçin Can Verip Ölümsüzleşen Tüm Şehitlerimize minnetle… Adın belki hiçbir zaman anılmayacak, Karşına mert bir düşman, sanırım çıkmayacak, Yağmur, boyun eğip senin kininle yağacak Silahın, bu gece senin canından can bulacak. Bu gece açılacak kutlu sancaklar, Gör, bak nasıl inleyecek kancıklar, Sen vurdukça, Ayşe, boynuna dizecek boncuklar, Gökler bu gece korkundan al beyaz olacak.…

Yazar: Ömer Faruk Şahin

TABURCU KELİMESİNİN HÜZÜNLÜ HİKÂYESİ

17 Mart 2020 0

İzinleri dahi iptal olan ve her türlü riske rağmen sıfır noktasında durmaksızın çalışan sağlık görevlilerimize teşekkürü borç bildiğimiz bugünlerde, tarihe dönüp, Çanakkale’nin 105. yılında, o yıllarda yaşanan bir anıyı sizinle paylaşmak ve onlara ilk teşekkürümüzün bu olmadığını tekrardan hatırlatmak istiyorum.          “Neden Türk hekimleri hastalarını iyileştirdikten sonra ‘’taburcu’’ ederler; ‘’gitsin’’, ‘’evci’’ gibi kelimeler kullanmazlar, hiç…

Yazar: Kuloğlu

“NAMIK KEMAL” ÜZERİNE

28 Ekim 2019 0

Toplumlar zaman zaman bünyelerinde şiddetli sarsıntılar ve değişimler geçirirler. Bu sarsıntıların iç ve dış faktörleri vardır. İçte “Çökmekte olan bir devlet ve yozlaşmış yönetimin tahakkümü” ile dışta “Avrupa temelli dünya konjonktürel durumunun hızlı değişimi” Osmanlı tebaası(!)nın öteden beri getirdiği sorunları derinleştiriyor, içinden çıkılmaz bir hale sokuyordu. 1800’lü yıllarda 2. Mahmut ile başlayan radikal modernleşme hamlelerinin…

Yazar: Zafere Doğru