1950 Yılından, Torpile ve Adam Kayırmacılara Bir Cevap

22 Mayıs 2019 1

(1950 yılında torpille yükselmek isteyen Beyoğlu Vakıflar Müdürlüğü memuruna, dönemin Vakıflar Genel Müdürü’nün verdiği tarihi cevap.) “Üstad-ı kâmil, Büyük Şefimiz” gibi bende eseri olmayan iddialı laflarla, tantanalı, sayfalar dolusu mektup yazacağına, otur da işinle meşgul ol ! Daha yerine ısınmadın. Terfi yolu Beyoğlu müdüründen ve müfettişlerinden geçer. Eski devir, çoktan geçti. Terfi edebilmen için, buna…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Yakın Tarihin İzdüşümü

22 Mayıs 2019 1

Kamplaşma, kutuplaşma, kargaşa ve kaos… Hepsi de “toplumsal”. Toplamda bir yok. Bir’e ulaşma azmi kaybolmuş. Hırs, sanki “ruh” gibi bedenlerde. Çıkarsa can çıkacak, kişi alemini değiştirecek. Hırs fıtrat halini almış. Fırsatçılar köşelerde. Fırsatçılar her yerde. Sihirli kelimeyi söylüyor, daha fazla nemalanacakları yeni dönemin hayalini kuruyorlar. Anarşi. Açıktan veya gizli. Ekipler de her yerde. Kader, ağlarını…

Yazar: Semih Ayna

21.Yüzyılda Ulusa Yeniden Bakış

22 Mayıs 2019 0

Varlık ve yokluk muhasebesinde en öne koyduğumuz özgürlük kaygısı mevcut düzenin çarkları arasında yok olmaktadır. Nitekim insan çağın ve kapitalist sistemin gerekleri arasında modern köle olmakta ve mevcudiyetini kaybetmektedir. Bu düzen içerisinde mizan şaşmış adalet körelmiştir. Toplumun bir arada yaşama arzusu kamçılanmış;gruplaşarak, kutuplaşarak sosyal bölünmenin gerekleri sağlanmıştır. Mevcut düzen bireysel faydayı toplumsal faydanın önüne çekmiş…

Yazar: Muhsin Ertuğrul

Kim lan bu Bayram Köroğlu?

22 Mayıs 2019 2

Aslında sayfanın vizyonu ve misyonu göz önünde bulundurulduğunda aykırı bir başlık olarak gözüküyor olabilir ilk bakışta, tam olarak da öyle zaten. Köroğlu misali dağlarda olmasa da metropolün tam ortasında bir “aykırılık” geçmişini gizlemeye çalıştığım vakitlerin son demlerinde, yeter dediğimiz birkaç arkadaşla giriştiğimiz aykırılığın sonucu tabii ki. Dertlerin boyu aşmasından çok; akıldan çıkmaması, rüyalarda peşinden kovalaması…

Yazar: Bayram Köroğlu

“Karaağaca çakımla ismini yazdım”

20 Mayıs 2019 1

“Naciyeciğim! Sevgili sultanım, cici efendiciğim! Bugün pek sıkıntılı bir hava, tuhaf bir sis, güneş görünmüyor. Düşmandan bir hareket yok fakat henüz sabahtır. Hastalarımı geri gönderdim ve Afgan Emîri’nin askerin ve muavenetin çekilmesinin iyi olmadığını ve Bolşevikler’e emniyet câiz olamayacağını bildirdim ve hiç olmazsa eczâ-yı tıbbiye vesair malzemesinin iadesini istedim. Bakalım ne olacak? Bir de Hacı…

Yazar: Burak Erdoğan