Kategori: Edebiyat

HER NEFRET SEVGİ İLE BAŞLAR/EYŞAN II

26 Şubat 2020 0

İşten geldim. Saat şu an 01:43.. Bedenim “Git uyu artık be adam!” diyor fakat zihnim açık, bitmek bilmeyen sorular sormakta, anıları tekrar tekrar gözlerimin önüne getirmekten vazgeçemedi bir türlü. İnsan sevdiği şeylerden ne olursa olsun vazgeçmemeli bence. Bu gece birlikte yaşadığımız acı, tatlı, iyi, kötü ne varsa hepsini teker teker hatırlayarak bitireceğim bu belli.. Neyse,…

Yazar: Çalık

EZELDEN BERİ YOLUM- I

24 Şubat 2020 0

EZELDEN BERİ YOLUM I Ötüken Ovasından çıktım muzaffer yola, Yürüdü ordularım bir baştan bir başa. Acuna nizam ver demiş; kut vermiş Tanrı, Bilelim diye Aprinçur kazımış taşa. Bilge Kağan, Kül Tigin, Tonyukuk öğütledi, Düşman etframızı saran ocak idi, Biz ocağın içinde daima yanıp dururduk, Kür Şad bir gün Kara Kağana yanlış yoldasın dedi. Kağanım düştü…

Yazar: Alpagu Şahin

NE ÇIKAR (TÜRK ORDUSUNA)

18 Şubat 2020 0

-Karşında yüz ordu binleri bulsun Ne çıkar sen Hakkın ordususun- Başını ezeceksin kimin eli kalktıysa sana, Sen şanlı bir ordusun yakışanı yap şanına, Bedel, diyet, intikam al; akan kanına Karşında üç beş uyuz it havlasa ne çıkar? Atılmışsa hudutlarına tek bir kurşun, Seninle savaşmaktan dünya tâ ezelden yorgun, Kopsun tufanın yoksa bitmeyecek hain oyun, Karşında…

Yazar: Alpagu Şahin

EYŞAN KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

8 Şubat 2020 0

” Erkek kadına dedi ki: -Seni seviyorum, ama nasıl? avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya… Erkek kadına dedi ki: – Seni seviyorum, ama nasıl? kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz, yüzde yüz, yüzde bin beş yüz yüzde hudutsuz kere yüz…” Okuduğunuz dizeler, birisine söylemek için ezberlediğim ilk şiirin bir kısmıdır. Daha önce…

Yazar: Çalık

Fildişi Kulelerimiz (Yol Ayrımı’ndan İki Önce)

4 Şubat 2020 0

Kaygısız, genç, asabi ve saygısızdı. Umarsızca uyuyordu. Telefonuna gelen bir mesajla uyandı. Genelde böyle olurdu. Elinde telefonuyla uyuyakalır, telefonuna gelen bir çağrıyla veya mesajla uyanırdı. Elini komidinin üzerinde duran telefona attı. Fakat uyku sersemi olduğundan tutamadı, yere düşürdü. Telefonun yere düşmesi onu tam anlamıyla uyandırdı. Mahmurluk dağılmıştı. Mesajı hiç merak etmiyordu. “Her zaman gelen şeylerdendir”…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Bir Ayrılık: Gülçehre

20 Ocak 2020 1

Nice sultanları tahttan indirmiş; bir ayrılık, bir yoksuzluk, bir de ölüm… Ben hayatımda hiç taht nedir bilmedim, böyle devam ederse de asla öğrenemeyeceğim ama bilin ki Bayram Köroğlu’nu da bir ayrılık hiç binmediği o tahttan indirdi. Çiçeğimin burnumda gezdiği son günlerimdi, hayatta düşüneceğim son şey birisini sevebileceğimdi. O yıllarda hayat kısaca üç şeyden ibaretti, bir türlü…

Yazar: Bayram Köroğlu

Ne o Mahur Beste Çaldı, Ne de Ben Müjganla Ağlaştım

12 Ocak 2020 0

Hani bir yerlerde birileri demiş ya, “Herkesin özleyip düşlerini kurduğu bir şehir vardır…”, benim hiç özleyip düşlerini kurabileceğim bir şehir olmadı. Olduysa da o şehir asla bu şehir olmadı. Belki bir gün tarihlerde vesika geçer, telefondaki takvim doğruysa 2020 yılının Ocak 12sini gösteriyor. 12 Ocak 2020. Yıllar sonra, gelmemeye yemin ettiğim bir şehirde, kimisine göre…

Yazar: Bayram Köroğlu

Fildişi Kulelerimiz

9 Ocak 2020 0

Tepesi olmayan sisli bir şehrin olabilecek en iyi yerinde oturuyordu adam. Sakin ve saygılıydı. Konuşmaktan hoşlanmaz, yazardı. Tabularını yıkmak hususunda bariz bir ustalığı vardı. Tepesi bol şehrin berrak sokaklarında, eli cebinde kaygısızca yürüyordu genç adam. Asabi ve saygısızdı. Çekincesi yoktu, konuşurdu. Yazmayı bilmezdi. Tabularına ölüm gibi bağlıydı. İkisinden de farklı bir şehirde, karlı bir günde…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Bir Sarı İlkyaz Rüyasıdır

16 Aralık 2019 0

Tabiatı koyu sarıya boyayan bir akşamüstü… Küçük avuçlarında tuttuğu mor bir menekşe saksısı vardı. Sarı lambaları ile uzakta köy evleri beliriyor. Yeni bir rüyaya uyanılmıştı, Anadolu’da ilkyaz ılık eserken. Çerçeve kenarları ince işlemeli, ufak tefek çizikleri yaşına kabil eski aynaya gözü ilişti. Sokak lambaları yanmıştı. Akşam güneşinin cadde üzerini aydınlatan kızıllığı birazdan kaybolurdu. Elindeki tarak…

Yazar: Hakan Beşir

Yürüyorum

10 Aralık 2019 1

2017 Aralık 17, sabah daha en fazla yedi. Yürüyorum. Ankara Eğitim Araştırma hastanesinin önünden geçiyorum. Sol cebimde pavyondan çıkan ayyaşlardan dilendiğim tek sigara, kafamda Milliyetçi Türkiye’yi daha sağlam temellere oturtmaya çalışıyorum. Hava soğuk, amcamdan aldığım mont yırtık; yürümeye devam ediyorum. Bindiğimde dolmuşçuya uyduracağım yalan beynimi kemiriyor, soğuğa aldırmadan zihnimdeki çatışmaya son vermeye çalışıyorum. Bir tarafta…

Yazar: Bayram Köroğlu

BANA DELİ DİYEBİLİRSİNİZ

19 Kasım 2019 0

Uzunca bir gecikmişliğin ardından yazıyorum bu yazıyı. Gecikmesinin nedeni, ne bir tembellik ne de bir yoğunluğun verdiği zaman bulamama sorunu idi. Yazının gecikmesinin tek nedeni, birazdan okuyacağınız satırlardaki şahsi duygularımı itiraf etme zorluğudur. İtiraf etmesi zor çünkü; kıskançlık duygusu hemen hemen her insanda olan ve birçok beşer insan ilişkilerinde ortaya çıkabilen bir duygu iken benim…

Yazar: Şahin Altıntaş

“NAMIK KEMAL” ÜZERİNE

28 Ekim 2019 0

Toplumlar zaman zaman bünyelerinde şiddetli sarsıntılar ve değişimler geçirirler. Bu sarsıntıların iç ve dış faktörleri vardır. İçte “Çökmekte olan bir devlet ve yozlaşmış yönetimin tahakkümü” ile dışta “Avrupa temelli dünya konjonktürel durumunun hızlı değişimi” Osmanlı tebaası(!)nın öteden beri getirdiği sorunları derinleştiriyor, içinden çıkılmaz bir hale sokuyordu. 1800’lü yıllarda 2. Mahmut ile başlayan radikal modernleşme hamlelerinin…

Yazar: Tahakküm

Borcumuz Var Ağabey

17 Eylül 2019 0

Zileden çıktın,zulüme doğru Bâtıla karşı, Hâkk’a doğru Eğriye bakmayıp,doğruya doğru Selamını verdin bize, VEALEYKUMSELAM ağabey…   Yüksek pencereden baktın belki de Kaybolacak gençliğine Ay o gün kara doğdu Gül yüzün birden soldu Yıllar yılı geçmeyecek gam, içimize, o gece kondu. Doymadın daha dününe bugününe Görecek günlerin vardı,aydınlık güneşli belki de Geldin gurbet ellerden yâd ellere…

Yazar: M.Tahir Bilim

ATSIZ MI BÜYÜK ? george orwell mı küçük ?

8 Eylül 2019 0

Bu yazımızda edebiyat meraklılarının çok yakından tanıdığı bu iki yazar hakkında farklı birkaç söz edeceğiz. Öncelikle şuna bir açıklık getirmek isterim ki ; Atsız ve Orwell hakkında yazıyor olmamda ki neden bu iki yazardan birisinin diğerinden daha büyük bir değer sayılmasının haksızlık olduğunu düşünüyor olmamdır. Yazarlar hemen hemen aynı dönemlerde yaşamış olmakla birlikte farklı düşünce…

Yazar: Şahin Altıntaş

ATSIZ’A “ŞEREF’İNİ” GÖMDÜREN KADIN

24 Ağustos 2019 1

  Ruh Adam, Nihal Atsız’ın yazdığı ve 1972’de yayınlanan bir romandır. Atsız’ın yayınlanmış son romanı olma özelliğini taşıyan bu eser, hiç şüphesiz, başka birçok açıdan da değerlidir.   Meseleye Atsız’ın romanları üzerinden bakacak olursak; geçmişte geçmeyen tek romanı olduğu görülür. Romanın bugünde geçtiği bahsi de şüphelidir. Yarınki bir zamanda geçtiği de tam olarak söylenemez. Bu…

Yazar: Semih Ayna