Yazar: Fırat Kazganoğlu

Meçhul bir zamanda doğdu. Muammaya müptela. Türkçü. Yazar.

İsmet Paşa’nın 19 Mayıs Nutku (1944)

12 Haziran 2020 0

Nihal Atsız- Sabahattin Ali davasının ikinci duruşması 3 Mayıs 1944 günü Ankara Adliyesi’nde görüldü. Mahkeme günü büyük bir nümayiş oldu. Türkçülerin yaptığı bu nümayiş neticesinde kimi eylemciler tutuklandı. Bu gergin ortamda 9 Mayıs gününe girildi. Nihal Atsız- Sabahattin Ali davasının karar duruşması görüldü. Atsız, 66 lira 60 kuruş ağır para cezasına çarptırılsa da cezası sicilinin…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Albay Türkeş’in Cumhuriyet Gazetesi Röportajı (17 Temmuz 1960)

4 Haziran 2020 0

27 Mayıs’ın ardından ihtilâli gerçekleştiren kadro merak ediliyordu. Bu merak milletten çok gazeteci ve münevverlerindi. Bu yüzden her vesileyle Milli Birlik Komitesi’ne yanaşıyor, durmadan yeni öğrendikleri isimleri araştırıyorlardı. Bu durum askerin canını sıkmış olacak ki, bir çözüm düşünüldü. Buna göre Milli Birlik Komitesi üyeleri sırayla özel röportajlar verecek ve kendilerini tanıtacaklardı. Röportajların verileceği gazete olarak…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Nazım Hikmet’in Fetih Şiiri: Sekiz Yüz Elli Yedi

3 Haziran 2020 0

Azerbaycan’ın büyük şairi Resul Rıza’nın oğlu -kendisi de bir yazar olan- Anar Resuloğlu şöyle demişti: “Türkiye’de Nazım daha çok komünizmin, solculuğun simgesi gibi algılanır. Azerbaycan’da ise Türkçülüğün simgesi gibi…” Nazım’ın Türk demesi onu Azerbaycan Türklerinin gözünde Türkçü görmeye yetiyordu. Komünist rejim böylesine baskıcıydı. Fakat Nazım ilk gençlik yıllarında hakiki bir Türkçü gibi şiirler de yazıyordu.…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Haritada Bir Nokta (Sait Faik Abasıyanık)

1 Haziran 2020 0

Çocukluğumdan beri haritaya ne zaman baksam gözüm hemen bir ada arar; şehir, vilayet, havali isimlerinden hemen mavi sahile kayar… Robinson Krusoe’yi okumuşumdur herhalde; unuttum gitti. Onun zoruyla mavi boyaların üstünde bir garip ada ismi okuyunca hülyaya daldığımı sanmıyorum. Romanlar yüzünden adaları sevdiğimi pek ummuyorum ama belki de o yüzdendir. Haritada ada görmeyeyim. İçimdeki dostluklar, sevgiler,…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Güney Azerbaycan’dan Bir Türkçe Aşığı: Cevad Heyet

23 Mayıs 2020 0

Cevad Heyet, 24 Mayıs 1925’te Tebriz’de doğdu. İran, Türkiye ve Fransa’da tıp eğitimi aldı. İran’da, açık kalp ameliyatı başta olmak üzere birçok cerrahi ilke imza attı. Çalışmaları hem İran hem de uluslararası alanda daima takdirle karşılandı. Cevad Heyet’i bizim gündem maddemiz yapan, bugün bizimle yaşatan tıp alanında yaptığı bu müthiş hizmetler değil. Cevad Heyet’i tanımamıza,…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Türkmençay Antlaşması (Tam Metin)

22 Mayıs 2020 0

Nadir Şah’ın ölümünün ardından İran’ı yöneten Türkler kontrolü sağlamakta zorlanmaya başladılar. İktidar mücadelesinin yanına iç isyanlar da eklenince İran’a kaos hakim oldu. 18. yüzyılın sonunda Kaçarlar bu karmaşaya son verdi. Fakat devlet güçsüz düşmüştü ve o arada Kafkaslar’daki topraklarına göz diken bir düşman peydah olmuştu: Çarlık Rusya’sı. Ruslar bağımsızlıklarını elde etmelerinin ardından çok yönlü bir…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Türk’ün Dili (Şehriyar)

21 Mayıs 2020 0

Türk’ün Dili şiiri, 1969’da, bir kısım Fars entelektüelinin Şehriyar’a “Neden Türkçe yazıyorsunuz? Türkçe ne lehçe ne de dildir!” demeleri üzerine bir cevap olarak yazılmıştır. Şiir ilk kez Mehdi Rövşenzemir’in evinde üniversite hocalarına okunmuş, takdirle karşılanmıştır. Şiir Güney Azerbaycan’da 4 farklı yerde aşağıdaki şekliyle yayımlanmıştır. Kuzeyde ise ilk kez Aman Ayrılıg dergisinde -muhtemelen siyasi mülahazalarla- 12,13…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Tümamiral Cihat YAYCI’nın İstifa Metni

19 Mayıs 2020 0

Bazı günler vardır, hiçbir önemi yoktur. Yaşanır ve unutulurlar. Bazı günler vardır, yaşayan için önemlidirler. Kişinin tarihinde mühim, toplum için önemsizdirler. Fakat bazı günler vardır ki, tarihe kalacaklarını anlamak için kâhin olmaya gerek yoktur. Bu tarz günlerden genelde yalnız bir vesika kalır. O vesika bazen döneme adını verir, bazen de dönemin ruhunu anlamak için kritik…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Çok Şey Söyleyip Hiçbir Şey Söylememek Üzerine Bir Vesika: If-By-Whiskey

9 Mayıs 2020 0

1917’de ABD’de içki yasağı ilan edildi. Buna göre içmek değil ama üretmek, taşımak ve satmak yasaktı. Geçen yüzyıldan beri “ayık bir Amerika” isteyen içki karşıtları bu yasak için bastırıyorlardı. Fakat esas sebep yine siyaset olacaktı. ABD, 1. Dünya Savaşı’na girmişti ve esas düşmanı Almanya’ydı. ABD sınırları içerisinde en büyük göçmen grubunu da Almanlar oluşturuyordu ve…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Reha Oğuz Türkkan’ın Kaleminden Tabutluk Bahsi

3 Mayıs 2020 0

Reha Oğuz Türkkan, 3 Mayıs tevkifatında derdest edilen en genç Türkçülerdendi. 24 yaşındaydı. Girişken bir yapısı olması, birçok konu hakkında -çok da bilgisi olmasa bile- kalem oynatması ve faaliyetlere girişme çabası Tek Parti iktidarını ziyadesiyle rahatsız ediyordu. Bu yüzden tutuklanmanın da ötesine geçerek ağır işkencelere maruz kaldı. Meşhur Tabutluklarda en uzun süre kalan Türkçü de…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

3 Mayıs 1944 (Hüseyin Nihâl Atsız)

3 Mayıs 2020 0

3 Mayıs Türkçülüğün tarihinde mühim bir yer işgal eder. Bunu en iyi anlayan ve açıklayacak olan da şüphesiz Atsız’dır. İlk 3 Mayıs anması 1945’te cezaevinde çay içerek yapılmıştı. Çünkü Türkçüler henüz tutukluydular. Aynı yıl serbest kaldılar. Aşağıda okuyacağınız kısa fakat etkili nesir ise 3 Mayıs’ın ikinci yıldönümü vesilesiyle Atsız tarafından kaleme alınarak Kür Şad Dergisi’nin…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

“Yobazlık Bir Fikir Müstehasesidir” (H. Nihâl ATSIZ)

20 Nisan 2020 0

1960’ların sonundan itibaren İslâmcılık vücuda gelmeye başlamıştı. Kendi yapılarını yetersiz gördüklerinden milliyetçi yapılara da fazlasıyla sızmış bulunuyorlardı. Sun’i bir Türk-İslâm çatışması çıkararak milliyetçilerin arasından taraftar toplamaya gayretlilerdi. Burada devreye Atsız girdi. Eskiden beri düşman olduğu yobaz taifesine önce “Türkçülüğe Karşı Yobazlık” yazısıyla bir ihtar çekti. Bazı merkezlerden gelen “cevaplar” üzerine ise Ötüken Dergisi’nin 11. sayısında…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Pembe İncili Kaftan (Ömer Seyfettin)

21 Mart 2020 0

Çin virüsü hasebiyle evlerimize hapsolduğumuz şu günlerde “Yalnız Efe”nin ardından ikinci bir Ömer Seyfettin hikâyesini sizlere hatırlatmak niyetindeyim: Pembe İncili Kaftan. Devlet nedir? Yüksek karakter nedir? Vazife şuuru nedir? Devlet işleri nasıl halledilir? gibi soruların cevabını tek seferde veren Ömer Seyfettin, bu hikâyeyle, neden Türk hikâyeciliğinin kurucusu olarak anıldığını bir kez daha kanıtlıyor. İlk kez…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Fildişi Kulelerimiz (Yol Ayrımı’ndan İki Önce)

4 Şubat 2020 0

Kaygısız, genç, asabi ve saygısızdı. Umarsızca uyuyordu. Telefonuna gelen bir mesajla uyandı. Genelde böyle olurdu. Elinde telefonuyla uyuyakalır, telefonuna gelen bir çağrıyla veya mesajla uyanırdı. Elini komidinin üzerinde duran telefona attı. Fakat uyku sersemi olduğundan tutamadı, yere düşürdü. Telefonun yere düşmesi onu tam anlamıyla uyandırdı. Mahmurluk dağılmıştı. Mesajı hiç merak etmiyordu. “Her zaman gelen şeylerdendir”…

Yazar: Fırat Kazganoğlu

Misak-ı Millî (Tam Metin)

27 Ocak 2020 0

1920’nin başında “Türk’ün ateşle imtihanı” tam gaz sürüyordu. Fakat kurtuluş umutları da bir süredir yeşermişti. Anadolu’nun farklı noktalarında başlayan direniş hareketleri kendilerine doğal lider olarak Mustafa Kemal Paşa’yı seçmişlerdi. Kemal Paşa, Türklüğü ateş çemberinden çekip alacaktı. İnanç ve iman bu noktadaydı. Fakat bir yol haritasına ihtiyaç vardı. Genç Anadolu’nun bu civanmertliği, bu denli cengâverliği yaşlı…

Yazar: Fırat Kazganoğlu