Türk Enerji Politikasına Kısa Bir Bakış

Türk Enerji Politikasına Kısa Bir Bakış

3 Kasım 2021 Kapalı Yazar: Fatih Karakoyun

1. Özet

Türkiye Cumhuriyeti’nin milli enerji politikası, ithalata bağımlılığı bitirmek temelinde geliştirilmiştir. Ülkenin önümüzdeki dönemde küresel enerji piyasasında ulaşacağı hedefe ışık tutacağı için büyük önem taşımaktadır. Enerji politikasını şekillendirmenin ana yolu önce ithal kaynaklara olan enerji bağımlılığını azaltmak, sonra da yerli üretimi artırmaktır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan 2019 – 2023 Stratejik Planı bu hedef doğrultusunda oluşturulmuştur. Bu çalışma mevcut enerji profiline, ulaşım yollarına ve bu kapsamda yapılanlara değinmektedir.

2. Giriş

Türkiye Cumhuriyeti’nin jeopolitik konumu gereği mevcut avantajları yadsınamaz birer gerçektir. Son yıllarda belirlenen strateji ve yapılan hamlelerle bu konumun faydaları alınmakla birlikte, enerji profili iyileştirilmiştir. Ekonomik büyüme ve sanayinin gelişimi enerji ihtiyacında artışa yol açmıştır. İhtiyaçlar, arayışları doğurmuş, nitekim ithalatın gerekli ihtiyaçları karşılayamaması ve artan enerji faturası kaçınılmaz olarak enerji ithalatını azaltacak yeni politikalar doğurmuştur. Enerji Politikalarını iyileştirmek için gerekli vizyon ve çabalar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan 2019 – 2023 Stratejik Planında belirtilmiştir. Belirtilen adımlar esas olarak dışsal enerji bağımlılığını azaltmak yönündedir. Planın bir parçası olarak yapılan çalışmalarda enerji üretimini artırmak için yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının önemi vurgulanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti enerji politikaları kapsamında bölgesinde güvenilir, sürdürülebilir enerji ticareti yapan bir ülke olma hedefindedir. Bu hedefle enerji piyasasınında uluslararası ilişkilerin oluşumu ve düzenlenmesi hususunda söz sahibi konumda olmakta amaçlanmaktadır. Bu çalışmada enerji profilimiz ve milli enerji yönünden geleceğe yönelik çabalarımız anlatılmıştır. İlk olarak geçmişten günümüze enerji profilimiz, sonra ulaşım, son olarakta Doğu Akdeniz mevkisindeki çalışmalara değinilmiştir.

3. Enerji Profili

Enerji kaynaklarının tanımı ve ayrımı, Koç ve Şenel (2013) tarafından şu biçimde yapılmıştır:

“Günlük yaşamda her aşamada kullanım alanı bulan enerji; kimyasal, nükleer, mekanik (potansiyel ve kinetik), termal (ısıl), jeotermal, hidrolik, güneş, rüzgar, elektrik enerjisi gibi değişik şekillerde bulunabilmekte ve uygun yöntemlerle birbirine dönüştürülebilmektedir. Ekonomik anlamda değişik yöntemlerle enerji elde edilen kaynaklar, enerji kaynakları olarak isimlendirilmekte ve değişik şekillerde sınıflandırılmaktadır. Kullanışlarına göre enerji kaynakları yenilenebilir ve yenilenemez enerji kaynakları olarak ikiye ayrılırken; dönüştürülebilirliklerine göre enerji kaynakları birincil ve ikincil enerji kaynakları şeklinde incelenmektedir. Yenilenemez enerji kaynakları, kısa bir gelecekte tükenebileceği öngörülen enerji kaynakları olup fosil kaynaklılar ve çekirdek kaynaklılar olmak üzere iki farklı şekilde sınıflandırılmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları ise; oldukça uzun sayılabilecek bir gelecekte tükenmeden kalabilecek, kendisini yenileyebilen kaynakları ifade etmektedir.

Enerjinin herhangi bir değişim ya da dönüşüme uğramamış şekline birincil (primer) enerji denilmektedir. Birincil enerji kaynakları; petrol, kömür, doğal gaz, nükleer, hidrolik, biyokütle, dalga-gelgit, güneş ve rüzgardır. Birincil enerjinin dönüştürülmesi sonucu elde edilen enerji de ikincil (sekonder) enerji şeklinde tanımlanmaktadır. Elektrik, benzin, mazot, motorin, kok kömürü, ikincil kömür, petrokok, hava gazı, sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) bu tip enerji kaynaklarındandır” (s.33). [1]

2019 yılı itibariyle birincil enerji kaynaklarına göre Türkiye kurulu gücünü %21,44 kömür, %0,21 sıvı yakıtlar, %23,93 doğal gaz, %1,28 yenilenebilir, %5,36 çok yakıtlı, %31,23 hidrolik, %1,66 jeotermal, %8,32 rüzgar, %6,57 güneş enerjisi oluşturmaktadır. [2]

2019 yılı itibariyle kaynaklarına göre elektrik enerjisi üretimine katkı dağılımını %19,87 ile ithal kömür, %1,85 taş kömürü, %15,42 linyit, %18,85 doğal gaz, %0,11 sıvı yakıtlar, %21,69 barajlar, %7,53 göl ve akarsu, %7,15 rüzgar, %1,52 yenilenebilir, %2,95 jeotermal, %3,04 ile güneş enerjisi oluşturmaktadır. [2]

Enerji üretiminde yenilenebilir enerji aracılığıyla üretim modeline geçmek büyük önem ihtiva etmektedir.

3.1 Hidroelektrik Santraller

Türkiye’de toplam 48 adet hidroelektrik santrali yer almaktadır. 36 adedi rezervuarlı, 11 adedi kanal ve 1 adedi de göl tipidir. [3] Hidrolik enerjiye dayalı üretimde Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri Türkiye’nin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını karşılamaktadır.

3.2 Rüzgar Enerjisi Santraller

Türkiye’de Rüzgar Enerjisi Santrali sayesinde büyükten küçüğe elektrik üretimi sağlayan bölgeler sırasıyla: Ege, Marmara, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’dur. [4] Rüzgar enerjisinden elektrik enerjisi elde etmek için, Türkiye’nin kıyı kesimleri ve İç Anadolu’daki rüzgar geçiş bölgeleri verimli alanlardır. Türkiye’nin rüzgar enerjisi potansiyeli 48 bin MW olarak belirlenmiştir. Bu potansiyele karşılık gelen toplam alan Türkiye yüz ölçümünün yüzde 1,30’una denk gelmektedir. [6]

3.3 Güneş Enerjisi Santraller

Güneş Enerjisinin tanımı ve kullanım şekli, Koç ve Şenel (2013) tarafından şu biçimde belirtilmiştir:

“Güneş enerjisi, güneşin çekirdeğinde yer alan füzyon süreciyle açığa çıkan ışıma enerjisidir. Dünya atmosferinin dışında güneş enerjisinin şiddeti 1370 W/m² değerindedir. Ancak yeryüzünde 0-1100 W/m2 değerleri arasında değişim göstermektedir. Bu enerjinin dünyaya gelen küçük bir bölümü dahi, insanlığın mevcut enerji tüketiminden kat kat fazladır. Güneş enerjisinden güneş kolektörleri, güneş santralleri ve güneş pilleri (fotovoltaik piller) olmak üzere üç şekilde yararlanılmaktadır” (s.39). [1]

Türkiye’nin en çok ve en az güneş enerjisi üreten ayları sırası ile Temmuz ve Aralık olarak belirlenmiştir. [8] Bölgeler arasında ise güneşlenme süresi bakımından Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Akdeniz sahilleri önde gelmektedir. [7]

3.4 Jeotermal Enerji Santralleri

Jeotermal Enerjinin tanımı ve kullanım şekli, Koç ve Şenel (2013) tarafından şu biçimde belirtilmiştir:

“Jeotermal enerji, yerkürenin iç ısısıdır. Bu ısı, merkezdeki sıcak bölgeden yeryüzüne doğru yayılarak elektrik enerjisi üretimi, evlerin ısıtılması, kışın kaldırımlarda biriken karların eritilmesi, tarım, seracılık, balıkçılık gibi birçok amaç için kullanılabilmektedir. Dünya jeotermal enerji kurulu gücü; elektrik ve ısı üretim gücü olmak üzere iki şekilde ifade edilmektedir” (s.38). [1]

Türkiye’de jeotermal potansiyelini dağılımını %78 Batı Anadolu, %9 İç Anadolu, %7 Marmara Bölgesi, %5 Doğu Anadolu ve %1 diğer bölgeler oluşturmaktadır. Türkiye’nin muhtemel jeotermal ısı potansiyeli 31500 MWt elektik üretimi için olan potansiyel 2000 MWe olarak tahmin edilmektedir. Jeotermal potansiyeli olarak Türkiye, Avrupa’da birinci ve kurulu güç bakımından Dünyanın dördüncü ülkesi konumundadır. [9]

4. Ulaşım

4.1 Petrol Boru Hatları

4.1.1 Irak – Türkiye Ham Petrol Boru Hattı

Irak’ta üretilen ham petrolün Ceyhan Deniz Terminaline taşınması amacıyla inşaa edilmiştir. 27 Ağustos 1973 tarihinde iki ülkenin taraf olduğu Ham Petrol Boru Hattı Antlaşmasının imzalanması ile yapımı resmileşmiştir. Birinci boru hattına paralel olan ikinci boru hattının yapımı ile 1987 yılında yapımı tamamlanmıştır. Bu inşaa ile taşıma kapasitesi 70,9 milyon tona yükselmiştir. [11]

4.1.2 Bakü – Tiflis – Ceyhan Ana İhraç Ham Petrol Boru Hattı

Hazar Bölgesi’nde üretilecek petrolün Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden emniyetli bir şekilde Ceyhan Deniz Terminaline taşınması için yapımı amaçlanmıştır. 18 Kasım 1999 tarihinde üç ülke arasında anlaşma imzalanmıştır. 4 Haziran 2006 yılında işletmeye alınan petrol boru hattında ayrıca Türkmen ve Kazak petrolleri de taşınmaktadır.[11]

4.2 Doğal Gaz Boru Hatları ve Projeleri

4.2.1 Rusya – Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı

18 Eylül 1984 tarihinde iki ülke arasında doğal gaz sevkiyatı konusunda anlaşma imzalanmıştır. Ülkemize Bulgaristan sınırında Malkoçlar’dan giren, Hamitabat, Ambarlı, İstanbul, İzmit, Bursa, Eskişehir güzergâhını takip ederek Ankara’ya ulaşan Rusya-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı 845 km uzunluğundadır. [12]

4.2.2 Mavi Akım Gaz Boru Hattı

15 Aralık 1997 tarihinde imzalanan anlaşma kapsamında doğal gaz Rusya Federasyonu’ndan Karadeniz üzerindeki bir hat ile Türkiye’ye ulaşmaktadır. Yıllık 16 milyar m3 doğal gaz arzını karşılamaktadır. 20 Şubat 2003 tarihinde işletmeye alınmış olup, 17 Kasım 2005 tarihinde resmi açılış töreni yapılmıştır. [12]

4.2.3 Doğu Anadolu Doğal Gaz Ana İletim Hattı

8 Ağustos 1996 tarihinde yapılan anlaşma kapsamında yıllık 10 milyar m3 doğal gazın İran’dan Türkiye’ye taşınımı amaçlanmıştır. Yaklaşık 1491 km uzunluğunda olan hat 10 Aralık 2001 tarihinde işletmeye alınmıştır. [12]

4.2.4 Bakü – Tiflis – Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı

12 Mart 2001 tarihinde yapılan anlaşma kapsamında yılda 6,6 milyar m3 doğal gazın Azerbaycan’dan Türkiye’ye taşınımı amaçlanmıştır. Yaklaşık 980 km uzunluğunda olan hattın işletmeye alınması 4 Temmuz 2007 tarihinde gerçekleşmiştir. Ayrıca ilerleyen süreçte kapasite artırımı hususunda çalışmalara 2015 yılında başlanmış olup. Haziran 2018’de TANAP sistemine ilk gaz akışı başlamıştır. [12]

4.2.5 Türkiye – Yunanistan Doğal Gaz Enterkonneksiyonu

23 Şubat 2003 tarihinde yapılan anlaşma INOGATE Programını gerçekleştirmek içindir. Bu enterkonneksiyon sayesinde doğal gazın Türkiye üzerinden Yunanistan’a taşınması amaçlanmıştır. 18 Kasım 2007 tarihinde açılış töreni ile ilk gaz arzına başlanmıştır. İlerleyen süreçte hattın İtalya’ya uzatılması planlanmakla beraber, 26 Temmuz 2007 tarihinde üç ülke arasında anlaşma imzalanmıştır. Gaz taşıtma taahhüdü alınması hususunda herhangi bir mutabakata varılamamasından dolayı proje mevcut durumda askıdadır. [12]

4.2.6 Trans – Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) Projesi

25 Ekim 2011 tarihinde yıllık 6 milyar m3 doğal gaz arzının Azerbaycan’dan Türkiye’ye taşınımı için iki ülke arasında anlaşma imzalanmıştır. Ayrıca, yıllık 10 milyar m³ Azeri gazının inşa edilecek yeni bir boru hattı ile Ülkemiz üzerinden Avrupa’ya transit taşınması için 26 Haziran 2012 tarihinde Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesine ilişkin iki ülke arasında anlaşma imzalanmıştır. 1850 km uzunluğunda olan boru hattı projesinde Türkiye’ye ilk gaz akışı 2018 Haziran’da gerçekleşmiştir. [12]

4.2.7 TürkAkım Gaz Boru Hattı Projesi

TürkAkım Gaz Boru Hattı’na ilişkin Hükümetlerarası Anlaşma 10 Ekim 2016 tarihinde İstanbul’da Rusya ve Türkiye arasında imzalanmıştır. Yıllık 15,75 milyar m3 kapasiteye sahip iki hattan oluşan boru hattı sistemi Rusya Federasyonu’ndan başlayarak Karadeniz üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin komşu devletleriyle olan sınırlarına kadar uzanacaktır. Rusya Federasyonu ve Ukrayna arasında yaşanan doğal gaz anlaşmazlıkları Batı Hattı’ndan Ülkemize arz edilen gazın zaman zaman kesilmesine neden olmakta ve bu durum özellikle kış aylarında ülkemizin enerji arz güvenliği açısından tehlike arz etmektedir. Batı Hattı’ndan alınan yıllık toplam 14 milyar m3 gazın, TürkAkım üzerinden ülkemize teslim edilmesi planlanmaktadır. Bu sayede üçüncü taraflarda doğan anlaşmazlıklar sebebiyle yaşanılan gaz kesintilerinin önüne geçilmesi planlanmaktadır. [12]

5. Doğu Akdenizin Önemi

İsrail, Lübnan, Mısır, Suriye ülkelerinin kıyısı olduğu, KKTC ve GKRY içine alan bölgeye Doğu Akdeniz denmektedir. Bu bölge, son yıllarda uluslararası enerji şirketlerinin keşfettiği yeni doğal gaz rezervleri ile adından bahsettirmeye başlamıştır. Leviathan, Tamar, Zohr, ve Afrodit bölgenin en önemli, büyük rezervleri arasındadır. Bu rezervlerin bölgedeki ülkeler dışında, bölge dışında kalan özellikle enerji talebi yüksek olan AB ülkelerine de fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

Nisan 2017’de Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Arama Gemisi bölgeye gitmiş, 2019 yılından itibaren bölgedeki sondaj çalışmalarını artırmıştır. 2019 Mayıs ayında Fatih Sondaj Gemisi adanın batısına gitmiş, bundan sonraki hamle Yavuz Sondaj Gemisinin, Haziran ayında gönderilmesi olmuştur. Bu hamlelere karşı Avrupa Birliği tarafından Türkiye’nin bölgede yapmış olduğu sondaj faaliyetlerine karşın yaptırım kararı alınması gündeme gelmiştir. Bu kararların gündeme gelmesi ile Türkiye bölgeye dördüncü sondaj gemisi olan Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisini yollamıştır. [13]

Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti doğal gaz arama çalışmalarına devam etmektedir. TANAP ve Türk Akım Doğal Gaz Hattı projelerinin yanında Doğu Akdeniz’de elde edilen kazanımlar Türkiye’yi doğal gazda merkez haline getirecektir. Bu çalışmalar sonucunda başarılı olunduğunda Türkiye ulaşım açısından dahil olduğu enerji sektörüne ihracatçı olarak da katılım sağlayacaktır.

6. Sonuç ve Öneriler

Hazırlanan strateji ve yapılan çalışmalarla Türkiye Cumhuriyeti, coğrafyasındaki mevcut potansiyelini avantajlı bir şekilde değerlendirmektedir. Son yıllarda gelişen ekonomik göstergeler dahilinde, artan enerji ihtiyacını kesintisiz karşılamak için yerliye dönüş başlamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin geliştirdiği politika ulusal ve uluslararası açıdan çok önemlidir. Çünkü mevcut jeopolitik konum gereği iki kıtayı birbirine bağlamaktadır. Enerji ulaşımı için ev sahibi pozisyonundadır. Bu sebeple TANAP ve TürkAkım projeleri ana konumdadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin enerji konusunda gelişmiş ülkeler arasına adını yazdırabilmesi için bu projelerin ve inovasyonların sürdürülebilirliği büyük önem teşkil etmektedir.

Özel sektör ve kamu arasında iştirakler artırılmalı, devlet tarafından enerji piyasasındaki yatırımcı firmaya vergilendirme hususunda kolaylık sağlanmalıdır. Sektördeki istihdam ve istihdamda kalite oranı artırılmalı, Mesleki Teknik Anadolu Liselerinde sektöre yönelik bölümlerin çoğaltılması gerekmektedir. Enerji piyasasını canlandırmak için sektördeki kurumları yeniden yapılandırmak ve bürokrasiyi olabildiğince azaltmak gerekmektedir.

7. Referans

  1. Koç, Erdem., Şenel, Mahmut Can. “Dünyada ve Türkiye’de Enerji Durumu – Genel Değerlendirme,” Mühendis ve Makina Dergisi 54, sy. 639 (2013): 32-44.
  2. https://www.teias.gov.tr/tr-TR/turkiye-elektrik-uretim-iletim-istatistikleri (21.01.2021)
  3. https://www.euas.gov.tr/tr-TR/yillik-raporlar (21.01.2021)
  4. https://tureb.com.tr//yayin/turkiye-ruzgar-enerjisi-istatistik-raporu-ocak-2020/128 (21.01.2021)
  5. https://www.enerjiatlasi.com/ruzgar-enerjisi-haritasi/turkiye (21.01.2021)
  6. https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerji-ruzgar (21.01.2021)
  7. https://www.enerjiatlasi.com/gunes-enerjisi-haritasi/turkiye (21.01..2021)
  8. https://www.mgm.gov.tr/FTPDATA/arastirma/radyasyon/guneslenme_suresi/guneslenme_suresi_bilgi_notu.pdf (21.01.2021)
  9. https://www.mta.gov.tr/v3.0/hizmetler/jeotermal-harita (21.01.2021)
  10. https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerji-jeotermal (21.01.2021)
  11. https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-petrol-boru-hatlari (21.01.2021)
  12. https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-dogal-gaz-boru-hatlari-ve-projeleri (21.01.2021)
  13. https://tr.euronews.com/2019/07/19/dogu-akdeniz-sondaj-faaliyetleri-bilmeniz-gereken-her-sey-dogal-krizi-turkiye-kibris-ab (21.01.2021)

 

 

 

 

 

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

Fatih Karakoyun

Latest posts by Fatih Karakoyun (see all)