FİRAVUNA MUSA YEDİ DÜVELE MUSTAFA KEMAL OLACAĞIZ

FİRAVUNA MUSA YEDİ DÜVELE MUSTAFA KEMAL OLACAĞIZ

11 Temmuz 2021 0 Yazar: Basri Komser

 

               Eski zamanların birinde yaşayan bir padişahın dalkavuğu ölmüş. Padişah ölümden sonra sıkılmış ve yeni bir dalkavuk bulmak için memleketin dört bir yanına haber salmış. Memlekette dalkavuk mu biter, duyanlar padişahın dalkavuğu olmak için başkente doğru yola çıkmış. Sarayın önünde uzun sıralar oluşmuş.

               Huzura çıkan herkese padişahın sorduğu tek soru “Sen dalkavuk musun?” imiş.

Soruyu duyan başlıyormuş anlatmaya. Elbette dalkavuğum efendim, yedi sülalem dalkavuktur, aile geleneğidir bizde. Padişah kendisini süslü sözlerle tanıtan herkesi uygun değil diyerek kabul etmemiş ve göndermiş. Akşama kadar o kadar uzun olan sıra bir tek dalkavuk bulunamadan neredeyse bitecek olmuş. Sıra en sondaki adama gelmiş. Huzura çıkan son adama da sorulan soru aynıymış, sen dalkavuk musun?

Adam hiç duraksamadan cevap vermiş. Siz ki cihan padişahısınız benim dalkavuk olup olmadığıma da karar verecek sizsiniz. Eğer olur derseniz dalkavuk olurum olamaz derseniz de olmam padişahım demiş. Cevabı beğenen padişah adamı dalkavuk olarak yanına almış. Gel zaman git zaman bu sıradan adam eskisini dahi aratmayacak bir dalkavuk olmuş ve namı yayılmış.

Sarayın hızlı geçen günlerinden bir gün yemekte patlıcan çıkmış. Padişah yemeği çok beğenmiş bunun üzerine dalkavuk adam başlamış konuşmaya. Patlıcan öyle güzel nimettir, karnıyarığına doyum olmaz, kızartması ayrı lezzetli olur dolması ayrı lezzetli. Hem fakir fukaranın da göz aydınlığıdır patlıcan diye. Padişah memnuniyetle dinlemiş.  Başka bir gün yemekte yine patlıcan çıkmış bu sefer padişah patlıcanı beğenmemiş, dalkavuk yine başlamış söze. Patlıcan o kadar kötü bir nimettir ki, kızartması yağlı olur, dolması acı olur, karnıyarığının bir tadı olmaz hem de çabuk pahalanır fakir fukaranın işine yaramaz demiş. Padişah bu sözler üzerine sen değil miydin patlıcanı yere göğe sığdıramayan şimdi ne oldu da yerin dibine soktun nimeti demiş. Dalkavuk istifini bozmadan cevaplamış soruyu; ben patlıcanın değil sizin dalkavuğunuzum padişahım.

Adalet odur ki padişahın hakkı padişaha, patlıcanın hakkı patlıcana, dalkavuğunki de dalkavuğa verilsin. Dalkavuk kendini ne padişah zannetsin ne de patlıcan, dalkavuk olduğunu bilsin de öyle yaşasın. Güvendiği padişah devrilir, haram çarkı kırılır. Dalkavuğun hesabı da o gün, mahşere kalmadan sorulur.

Rüşvet, torpil, haksız yoldan kazanılan her türlü kazanç ile büyüyenlerin canlı tanık olduğumuz rezilliğini konuşacağım.

Bagajda taşınan kalaşnikofların, silahla verilmiş pozların altında yapılan tehditlerin, akıllarla dalga geçen dalkavuk kalemlerin, aç yatağa girenlere porsiyonları küçültün diyeni alkışlayanların hesabını soracak hak ettikleri adaleti onlara elbet vereceğiz. Hesabını sorması gereken muhalefeti izleyecek hesap soramayanlardan da yine biz hesap soracağız.

Rahata erdirmeyecek, koltuklarının güvende olmadığını gösterecek ve bunun farkına vardıracağız. Barbarlar son günlerinde giderayak azıttıkça azıtıyor. Düşman kalmadıkları güzel bir şey olmasın diye çok fazla uğraş veriyorlar. Gitsek bile tek bir vatan evladında gelecek ümidi kalmasının derdine düşmüşler. Mehmet Akif’in  “O derece rezilsiniz ki rahmet okutturuyorsunuz şeytana” dediği duruma çoktan düştüler.

Gelenek, din, Allah, hak, adalet, yasa, insan hakları gibi değerleri tanımaktan çok uzaktalar zaten. Tüm bu değerlere hesap vermekten uzak bir şekilde yaşadıkları için de en zengin en büyük gibi gözüküyorlar. Azınlık olduğumuzu düşündüklerinden kendilerini güçlü görmeye devam ediyor, bizlerin mücadelesini gördükçe eğleniyor ve bizden iğrenmeye devam edip tehditler savuruyorlar. İğrenilecek olanların kim olduğunu göstermeye devam edeceğiz.

Allah’ın izniyle Firavuna Musa, yedi düvele Mustafa Kemal olacağız.

              Haksız yolla zenginleşen, milletin sırtından ekmek yiyip milletle dalga geçenlerin dalkavukların hakkından geleceğiz. Adaleti aramaya devam edecek, padişahın hesabını ayrı bu dalkavukların hesabını ayrı soracağız.

Kum saatindeki son kumlar da akıp gidiyor, zaman daralıyor, padişahınız devriliyor içinde bulunduğunuz çukurdan çıkmanız için son defa sarkıtılan ipleri kesip atmayın.

 

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

Basri Komser

Latest posts by Basri Komser (see all)