Lenin: Kin ve Nefretten Sosyalist Devlete

22 Eylül 2020 0 Yazar: Şahin Altıntaş

 

 

Volga nehrinin kıyısındaki bir balıkçı kasabasından dünyanın ilk sosyalist devletine…

Vilademir İlyiç Ulyanov  yada bilinen adıyla lenin.

Lenin’in hayatında ki dönüm noktası 1887 yılında abisi Aleksandır’ın idam edilmesi olmuştur.

Abisi Aleksandır Ulyanov Petesburg Üniversitesinde eğitim görüyor; Doğa bilimleri, zooloji ve kimya alanında çalışmalar yapıyordu.

Aleksandır 1886 yılında Noradnaya Volya ( Halkın İradesi) devrimci örgüte üye oldu. Üniversite hayatının yanında bu devrimci örgütün çalışmalarına katılıyordu. Bu örgütün içerisindeki dört arkadaşı ile bir karar almışlardı. Yaşadıkları tüm olumsuzlukların sebebi olarak gördükleri Çar 3. Aleksandır’I öldüreceklerdi. Onu öldürdüklerinde tüm Rus coğrafyasının kurtulacağına inanıyorlardı. Yapılması gereken tek şey Çar’ı öldürmekti. Bunun için tüm hazırlıklarını yaptılar. Fakat suikastı gerçekleştiremeden yakalandılar. Aleksandır ve arkadaşları af dilerlerse bağışlanacaklarının söylenmesine rağmen af dilemeyi reddettiler ve suçlamalara itiraz etmediler. Aleksandır savunmasında: insanın vatanı uğruna ölmesinden daha güzel bir şey olamaz. İnanan ve samimi bir insan için böylesi bir ömür korkunç bile değil. Benim bir amacım vardı talihsiz Rus halkına hizmet etmek.  Aleksandır Çarlık sistemi tarafından dört kişi ile birlikte 1887 de asıldığında 21 yaşında idi.

Bu son derece üzücü olay gerçekleştiğinde Lenin on yedi yaşında idi. Lenin bu olaydan bir yıl önce 1886 yılında on altı yaşında babasını kaybetti. Bu iki üzücü olay ard arda gelmiş ve Lenin’in psikolojisini etkilemişti, hayatının ilerleyen yıllarında duygularında ve davranışlarında psikolojisinin bozukluğu kendini iyice gösterecekti. Lenin’in hayatını araştıran birçok bilim insanı Lenin’in saldırgan yazılarını ve hedefe ulaşmak için karşısındakileri öldürmeyi hoş gören sözlerini çocukluğundaki bu büyük felaketlerle alakalı olduğunu söylüyorlar.

Abisinin mahkemesine annesi ile tek başına gitmiş kimse onlarla gelmek istememişti. Bu durum onun hayatı boyunca unutamadığı bir anı olarak aklında yer etmişti.

Abisi idamında sonra Lenin büyük öfke ile bir intikam yemini etti ve hayatının merkezine Çarlık yönetimi ile olan mücadelesini koydu.

Sosyalist çevrelerin güzellemelerinin aksine Lenin’in daha o zamanlarda herhangi bir ideolojik bir uyanışı bulunmamaktadır. Ağabeyini idam eden çarlık rejimine karşı içinde yıllarca taşıyacağı bir nefret duygusu oluşmuştur. Lenin mücadelesine bu nefretle başlamış ve hayatı boyunca böyle devam etmiştir. İdeolojik okumalarına bu olaylardan çok sonraları başlamıştır.

Lenin 1887 yılında Kazan Üniversitesinde hukuk eğitimi gördüğü sırada aktif olarak yer aldığı öğrenci kulübünde yaptıkları çalışmalar yüzünden okuldan atıldı. Bu kulüpteki çalışmalarında bazı isteklerini dile getirdiği bir yazı kaleme aldı. Bu çalışmaları yasaklandı, okuldan ayrılmak istedi ve protesto amaçlı rektörü hedef alan bir yazı yazdı. Yazı valiye iletilince tutuklanıp hapse atıldı. Bu süreç sonrasında sonra Kukushkine (kukuşkino ) köyüne sürgüne gönderildi ( bu köy daha sonra Lenino adını aldı).

Lenin 1889-1893 yılları arasında Samara kendinde yaşadı. Marksizm üzerine okumalarını bu tarihler arasında yoğunlaştırır. Yani otuzlu yaşlarının başında ideolojik okumalar gerçekleştirir. Bu okumalarda Lenin önünde uzanacak yolun haritasını çıkartmaya çalışıyordu. Aslında Marksizm onun için bir intikam alma ve ağabeyini ondan ayıran çarlık rejimini yok etme aracıdır. Marksizm’i sürekli kendi planlarına göre yorumlaması, kesin bir dille reddettiği yöntemi belli bir zaman sonra kurtuluş yolu gibi göstermesi, her yazında ve konuşmasında şiddeti ve kargaşayı öğütlemesi bunun en büyük kanıtlarıydı.

Lenin’in; Sosyal demokratların komünizmi ekonomi yönünden eksik görmesi üzerine onları ihanetle suçlaması, partiler arasındaki birleşmeyi engellemesi, iskra ( kıvılcım)  gazetesini çıkartıp örgütlenmeyi bir an önce başlatmak istemesi, kaleme aldığı tüm makale ve kitaplarda şartlar ve zaman neyi gerektirirse gerektirsin önce devrim demesi Çarlık Rusya’sına karşı içerisinde büyüttüğü nefret ateşi yüzünden sabırsızlanmasından kaynaklanmaktadır.

Abisi Aleksandır’ın Çarlık düzeni yıkılınca tüm Rus Coğrafyasının kurtulacağını düşünmesi de, Lenin’in abisinin intikamı almak için en kestirme yol olarak Marksizm ‘i görmesi de tamamen tarihi birer hatadan ibaretti.

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

Şahin Altıntaş

Latest posts by Şahin Altıntaş (see all)