Türkçe Ezan

Türkçe Ezan

9 Ocak 2020 1 Yazar: Bayram Köroğlu

Şu anda okuduğunuz yazı, bugün otobüste giderken ordinaryüs profesör(!) bir dayının “Türkçe Ezan” kavramına düşmanlığının sonucunda aklımda belirmiştir. Sahiden, bu Arapları ve Arapçayı bu kadar mukaddes yapan nedir? Türk milletini kendi güzel diline düşman edecek kadar müslüman mıyız, yoksa aslında Bedevi zihniyetin korku imparatorluğu mudur bizi bu kadar dini Türkçe okumak ve anlamaktan uzak kılan. Beraber sorgulayacağız.

Sitemizden başka bir yazarın yaklaşık bir saat önce yüklediği “Tarihi Vesika” beni bu yazıyı yazmaya daha da zorlamıştır. Sizler de bu tarihi vesikayı okumak isterseniz (http://misakizafer.com/2020/01/09/turklerde-islama-yaklasim/ ) parantez içindeki linke tıklayabilirsiniz. Ayrıca buyrun bakınız, bu aşağıda gördüğünüz öğrenmezsek cehenneme gideceğimizi iddia ettiğiniz, Allah’ı hatırlamak ve ona ibadet etmeye çağrıldığımız mukaddes ezanın Arapça halidir.

الله أكبر الله أكبر
الله أكبر الله أكبر
أشهد أن لا إله إلا الله
أشهد أن لا إله إلا الله
أشهد أن محمدا رسول الله
أشهد أن محمدا رسول الله
حي على الصلاة
حي على الصلاة
حي على الفلاح
حي على الفلاح
(الصلاة خير من النوم)
(الصلاة خير من النوم)
الله أكبر الله أكبر
لا إله إلا الله

Evet, çoğunuz hiçbir şey anlamadınız. Sadece korkunuzdan sorgulamaktan acizsiniz.

Buyrun, bu da Latin harfleri ile yukarıdaki metnin okunuşudur.

Allâhü ekber, Allâhü ekber, Allâhü ekber, Allâhü ekber.

Eşhedü en lâ ilâhe illallah, Eşhedü en lâ ilâhe illallah.

Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah, Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah.

Hayye ale’s-salâh, Hayye ale’s-salâh.

Hayye ale’l-felâh, Hayye ale’l-felâh.

Allâhü ekber, Allâhü ekber.

Lâ ilâhe illallâh.

Anladığınızı iddia edebilirsiniz. Bir dili anlamak için bu dildeki kelime yapısını anlamanız, sesleri ayırt etmeniz ve anlamların neye göre değiştiğini bilmeniz gerekir. Siz sadece anlamını ezberlediniz. Bir de mevcut “Siyasal İslam” virüsünün sizlere zorla kötü olduğunu direttiği, dini sömürmek dışında tek yapabildikleri Erbakan’ın arabasını ve 6.Filo’yu kıble almak olan bu topluluğun öğretilerinde lanetlenen Türkçe Ezan’ı paylaşacağım. Sizler okuduktan sonra lütfen sorgulamaya devam edelim.

Tanrı uludur, Tanrı uludur.

Tanrı uludur, Tanrı uludur.

Şüphesiz bilirim, bildiririm Tanrıdan.

Başka yoktur tapacak.

Şüphesiz bilirim, bildiririm Tanrının.

Elçisidir Muhammed.

Haydi namaza, haydi namaza.

Haydi felâha, haydin felâha.

Tanrı uludur, Tanrı uludur.

Tanrıdan başka yoktur tapacak.

Hakikati kabul etmek asla yanlış değildir. Kul’un hissettiğini Allah kaçırmaz. Siz ister inanın ister anlamayın; en kolay anladığınız “Namaz’a davet” budur. Peki bu Türkçe Ezan neden bu kadar sorunludur? Sorun çok basit. Dinin Türkçe yaşanması, özellikle Ezanın Türkçe okunması halkın dini doğrudan meallerle öğrenmesi demektir. Peki nedir bu dini doğrudan meallerle öğrenmek, hiç yoktan ise hakikati öğrenip hocaların elini öperek affedileceğini düşünen tek hücrelilerin olmamasıdır. Nedir bu dini doğrudan öğrenmek, saç ektirme hakkında hadis uydurabilecek bir şaklaban televizyona çıkacak cüret bulamaz demektir. Ama bizim badem bıyıklı asalaklar, gel gör ki bedevilerden öğrendikleri korku rejimleri ile dini değerleri, beş para etmez ailelerine daha çok maklube yedirmek, daha çok vakko şal almak için kullanır durur. Varsın bir tanesinin de jipi olmasın, dünyanın sonu mu gelir?

Allah’ın yeryüzüne indirdiği din, tüm kavimleri alakadar eder. İslam Allah’ın yolu demektir. Allah’ın yolunda ciğeri beş para etmez sahte hoca takımının işi ne?

Ankara’da Tren garına inin. İki adım Gençlik parkına doğru atın ve Fatih-Çarşamba dolmuşlarına binin. İlim(!) Dergahlarının Başkentteki Başkenti. Çember sakallıların çokça önünde oturduğu derneklerden birine girin ve gözleyin, tek yaptıkları aynı adamın fotoğrafını öpmek ve tüm gün gelen geçeni kafir ilan etmek.

Ben ilahiyat profesörü değilim, olsam da emin olun bu vehameti izledikçe daralır kafama sıkarım. Biz bedevi değil, Türk’üz. Türk oğlu Türk. İslam kültürü ve tarihine Arapların kattığı ortadadır; Safi kaos, fitne ve zina. Türklerin kattığı da bellidir; İstanbul, Semerkand, Buhara. İnsan için en güzel dil anladığı dildir. Biz Türk’üz, Türkçe konuşur, Türkçe dinler, Türkçe okuruz. Unutulmamalıdır ki İnsanlara inen ilk emir “Oku” olarak geçer. Badem bıyıklılar bunu da anlamaz, size bir ip ucu vereyim; “İkra”.

Bizim sorumluluğumuz dini okumak, anlamak ve yaşamaktır. Dini Arapça okumak, Arapça anlamak ve Arapça yaşamak değil. Allah ülkemize selamet versin.

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.