Bir Bağımsızlık Güneşi : Kazakistan

Bir Bağımsızlık Güneşi : Kazakistan

17 Aralık 2019 0 Yazar: Ömer Faruk Şenokur

Kazaklar varoldukları günden beri bağımsızlık mücadelesi vermişlerdir.Kazakların önüne bir çok engel çıkmıştır.Ruslar, Moğollar ve daha nice engel…

İşte şimdi sizlerle Kazakistan’ın bağımsızlık mücadelesini paylaşacağız.

Türkçe’de “Kazak” kelimesi bir millet adından çok “bozkır atlısı” anlamıyla kullanılmaktadır.Ayrıca “Kazak” kelimesi “hür,mert,cesur,yiğit” anlamlarıyla da kullanılmaktadır.

Orta Asya tarihinde Cengiz Han’ın fethe girişmesi ile tarih sahnesine çıkan Kazaklar, Rus istilasına karşı savaş meydanlarında sürekli hürriyet mücadelesi vermişlerdir.Kazaklar, Moğollara bağlı olduğu dönemde Cuci Han’a bağlı kalmışlardır.Kazaklar 15. ve 16. yüzyıllarda komşu devletlerinin karşı karşıya olduğu iç ve dış sorunlarından yararlanarak Hazar Denizi’nin doğusu ile Aral Gölü’nün kuzeyinde kalan topraklarda Kazak Hanlığı olarak bilinen büyük bir göçebe imparatorluğu kurmuşlardır.Kazak Hanlığı’nın merkezi başlangıçta Sırderya nehri boyundaki sığnak şehriydi.Daha sonra Kazakların dirayetli, cesur hanı Kasım, Ahmet Yesevi’nin türbesinin bulunduğu Türkistan şehrini ele geçirdi ve bu şehir başkent oldu.Kasım’dan sonra yerine gelen Mamaş, Tahir ve Buydaş hanlığın gücünü koruyamadılar.Hanlık coğrafi bölge ve koşullara göre “ulu cüz”, “orta cüz” ve “küçük cüz” olarak üçe bölündü.Fakat Buydaş Han’dan sonra tahta çıkan Kasım Han’ın oğlu Haknazar tahta çıktı ve bölünmüş cüzleri birleştirmeye başladı.Böylece Tahir ve Buydaş Hankar devrinde kaybedilen siyasi otoriteyi tekrar sağladı.Hatta Kırgızları da idaresi altına alarak, Kazak ve Kırgızların Hanı ünvanına da sahip oldu ve 42 yıl tahtta kalarak Kazak Hanlığı tahtında en uzun oturan han sıfatını aldı.Haknazar’dan sonra tahta çıkan Tahir Han’ın torunu Şıgay Han zamanlarında a Kazak Hanlığı gücünü arttırarak kuvvetli bir devlet haline geldi.

Fakat 17. yüzyılda Hanlık gücünü kaybetmeye başladı.Bu yüzyılın sonlarından itibaren Kazaklara zaman zaman saldırılar düzenleyen Cungarlar 18 yüzyılın başında hücumlarını arttırdılar.1723’te bir kaç yıl sürecek büyük bir saldırı gerçekleştirerek, Kazaklara ağır kayıplar verdirdi.Abılay ve Ebu’l Hayr hanların idaresinde Kazak güçleri, 1728 ve 1729 yıllarında Cungar saldırılarını durdurarak geri püskürttü.

Kazak topraklarında Rus yayılmasıyla Ruslar 1853’te Ak Mescit’i, ertesi yıl Almatı’yı ele geçirdiler.Kazak topraklarını 4 eyalete böldüler.

Kazaklar 20. yüzyılın başlarına kadar bir bağımsızlık hareketi gerçekleştirmediler.20. yüzyılın başında Kazaklar arasında milliyetçilik hareketi gelişmeye başladı.1905 devrimi ardından toplanan ilk iki Duma’da (Devlet Meclisi) Kazak milletvekilleri yer aldılar.1916 yılında Ruslara karşı başlayan ayaklanma bastırıldı.

5 Aralık 1936’da kabul edilen Sovyetler Birliği’nin yeni anayasasında Kazak Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin statüsü yükseltilerek, birlik cumhuriyeti olmuştur ve Kazakistan Komünist Partisi’nin ilk Kongresi de 1937 yılında yapılmıştır.

1971’den beri SSCB Politbüro üyesi de olan Konayev’in 16 Aralık 1986’da emekliye sevkedilerek yerine Kazakistan dîşından Gennadi Kolbin’in Kazakistan Komünist Partisi 1. Sekreterliğine seçilmesi Kazak gençlerinin protesto gösterilerine sebep oldu.1989’da Moskova Kolbin’i merkeze almak ve yerine Kazakistan’ın kendi içinden çıkan lideri Nursultan Nazarbayev’i seçmek zorunda kaldı.1 Aralık 1991’de referandum yapılarak, Kazakistan’da başkanlık sisteminr geçildi ve ilk devlet başkanı olarak Nursultan Nazarbayev seçildi.Kazakistan Parlamento’sunun 10 Aralık 1991’de yapılan toplantısında Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti okan isminin Kazakistan Cumhuriyeti olarak değiştirilmesi kabul edildi ve 16 Aralık 1991’de de Kazakistan bağımsızlığını ilan etti.

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!

Please follow and like us:
error
The following two tabs change content below.

Ömer Faruk Şenokur

Latest posts by Ömer Faruk Şenokur (see all)