Sanayi Toplumu (!)

26 Mayıs 2019 1 Yazar: Aydın Alperen Erol

 

Dünya tarihinde yazının bulunmasından günümüze kadar geçen zaman sürecinde yaşanılan kültürel, ekonomik, sosyal ve politik gelişmelerin temelinde milletlerin refah düzeyini en üst seviyeye çıkarma ülküsü yatmaktadır. Bu gelişmeler neticesinde milletlerin tüm dengelerini değiştiren dönüm noktaları olmuştur. Bunların içerisinde yarattığı etki neticesinde en önemli gelişmenin sanayi devrimi olduğunu söyleyebiliriz. Sanayi devrimi ile birlikte teknolojide ilerleme süreklilik ve zorunluluk haline gelmiştir.

Türk milleti; sanayi devrimini kaçırmanın yarattığı etki sebebiyle ekonomik ve politik açıdan yıpranmış, gelişmeleri takip edememenin tahribatını gözle görülür şekilde yaşamış ve halde de yaşamaktadır. Sanayileşme, bilimi ve teknolojiyi ekonomik ve en önemlisi toplumsal faydaya dönüştürebilme kabiliyetidir. Bu kabiliyet Türkün mayasında varsa da yöneticilerin yanlış veya olmayan politikaları yüzünden Türkün vizyonu tarihi darlığa çok yakındır.

Teknolojimiz geriden gelmekte olsa bile en büyük sorun onu bilimle destekleyemememizdir. Neden beceremiyoruz? Çağ açıp kapatan yüce Türk milletine ne oldu da bu işin üstesinden gelemiyor! Kendimize soralım…

Gücümüzün farkında mıyız? Cevap belli…

O zaman ilk yapacağımız şey kendi gücümüzü keşfetmek olmalıdır. Gücümüzü keşfetmemiz, geleceğimizi oluşturma kapasitemizi ne kadar sorun haline getirmemizde yatmaktadır.  Üretmeli ve bilimle destekleyip hatalarımızı görmeliyiz. Bu ülküye sahip olan nesil belki ülkemizi istenen sanayi toplumu seviyesine getirmeyecektir. Zaten iş bu kadar da değildir.

Mesele “Maddenin kudret-i zerriyesi” ile uğraşmakta yatmaktadır.

Gelecek yazımızda Türk Milliyetçiliğinin bilime, teknolojiye kısacası Ar-Ge’ye bakışını ve geçmişteki politikalarını değerlendirmeye çalışacağız. Bir dahaki yazımızda görüşebilmek dileğiyle…

Please follow and like us:
The following two tabs change content below.

Aydın Alperen Erol

Latest posts by Aydın Alperen Erol (see all)